
Felipe Augusto, kariyerinin en erken dönemlerinde Nintendo 3D oyun konsolunda Trabzonspor’un kariyer modunu oynadığını ve bu sanal deneyimin gerçek hayata yansımasını hiç beklemediğini belirtti. “Oyunda her seferinde bir teklif alırdım, ‘Trabzonspor’da oynamak ister misin?’” diyen forvet, bu teklifin gerçek olmasının özel bir anlam taşıdığını vurguladı.

Teknik direktör Fatih Tekke ile çalışmanın kariyerindeki en önemli ayrıcalıklardan biri olduğunu ifade eden Augusto, “Hocamız hem şehri hem de ligi çok iyi tanıyor; onun tecrübesiyle çalışmak benim için büyük bir avantaj” dedi. Tekke’nin eski bir forvet olması, genç oyuncunun golcülük yeteneklerini geliştirmesinde mentor rolü üstlenmesine olanak tanıyor.
Çaykur Rizespor maçında 36.75 km/s hıza ulaşarak dünya sıralamasında üst sıralara çıkan Augusto, bu performansının hız ve güç antrenmanlarına verdiği önemin bir göstergesi olduğunu belirtti. “Daha hızlı, daha güçlü olmak için ekstra çalışıyorum; o koşuda gol atamasam da mücadele ruhum sahada hissediliyor” diye ekledi.
21 yaşındaki forvet, Trabzon’da futbolun bir yaşam tarzı olduğunu ve taraftarların beklentilerinin sahadaki motivasyonunu artırdığını dile getirdi. “Brezilya’dan geliyorum ama burada futbolun tutkusunu hissetmek beni çok mutlu ediyor. ‘Bize her yer Trabzon’ sözünün anlamını burada yaşadım” dedi.
Alan dışında kendisini “ev ve aile insanı” olarak tanımlayan Augusto, maç ve antrenman dışındaki dinlenme zamanının mental toparlanma için kritik olduğunu vurguladı. “Övgülere fazla kapılmamaya çalışıyorum; eleştirilerden ders çıkarıp dengede kalmak, zor dönemlerden çıkabilmek için çok önemli” şeklinde konuştu.
Bir diğer ilginç detay ise futbolcunun hayalindeki “En İyi 11” kadrosu. Augusto, “Neuer, Cafú, Sergio Ramos, Maldini, Marcelo, Zidane, Ronaldinho, Messi, Neymar, Cristiano Ronaldo ve Ronaldo” gibi efsane isimlerden oluşan bir hatıra kadrosu hayal etti. Bu liste, onun ofansif ve defansif dengeyi, teknik zekâyı ve sahadaki liderliği bir arada görme arzusunu yansıtıyor.
Bu röportaj, Felipe Augusto’nun sadece bir forvet olarak değil, aynı zamanda bir karakter ve lider olarak da gelişimini ve Trabzonspor’a duyduğu duygusal bağlılığı ortaya koyuyor.