
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele (OSYM) ekipleri, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Orta Asya koluna mensup olduğu şüphesi taşıyan O.H. adlı şahsın Türkiye’ye havayolu yoluyla giriş yapacağını öğrendikten sonra önceden planlanmış bir operasyon düzenledi. Şüpheli, Türkiye’ye “tüp bebek tedavisi” için geldiğini söyleyerek havalimanı güvenlik kontrol noktasını geçti ve hemen ardından güvenlik personeli tarafından yakalandı.

Şüpheli O.H.’nin telefonunda, Fetullahçı Terör Örgütü üyeleri tarafından sıkça kullanılan şifreli iletişim uygulaması ByLock tespit edildi. Ayrıca, şüpheli üzerinden iki adet “F” serisi 1 dolar Amerikan parası ele geçirilerek, örgütün para aklama ve finansman ağının bir parçası olduğu ortaya konuldu.
ByLock üzerinden yapılan mesajlaşmalarda, 2023 yılında tutuklanıp daha sonra serbest bırakılan Z.C. adlı bir diğer örgüt mensubuyla yoğun bir iletişim olduğu iddia edildi. Bu durum, örgütün Orta Asya’da hâlâ aktif bir yapılanmaya sahip olduğuna işaret ediyor.
Edinilen belgelere göre, O.H. 2014-2016 yılları arasında Türkiye’de FETÖ’ye bağlı çeşitli eğitim kurumlarından mezun olmuş ve ardından aynı örgüte bağlı kurumlarda görev almış. Bu dönemde örgütün “müdür”, “bölge sorumlusu” ve “eyalet imamı” gibi unvanlarla adlandırdığı hiyerarşik yapısında önemli bir rol üstlendiği düşünülüyor.
Özellikle F serisi 1 dolarların örgüt içinde bir tür “görev ücreti” olarak kullanıldığı ve bu paraların hücre sorumlularının elinde toplandığı daha önceki soruşturmalarda ortaya konulmuştu. Şimdi ise bu paraların O.H.’nin yakalanmasıyla yeniden ele geçirilmesi, güvenlik güçlerinin örgüt içi finansal akışları takip etmedeki başarısını gözler önüne seriyor.
Yakalanan şahıs, havalimanı güvenliğinden emniyet müdürlüğüne götürülerek gözaltına alındı. Şu anda hakkında başlatılan tahkikat sürüyor ve O.H.’nin örgüt içindeki konumu, ByLock üzerinden yürüttüğü iletişim ve ele geçirilen maddi değerler üzerinden detaylı bir inceleme yapılmakta.
Bu olay, FETÖ’nün Orta Asya bağlantılarının hâlâ aktif olduğunu ve Türkiye sınırları içinde de bu bağlantıların izlerini sürmenin kritik önem taşıdığını bir kez daha kanıtlıyor.