
Son günlerde toz Antep fıstığının kilogram fiyatı 3 bin lirayı aştı ve bu durum, hem yerel hem de ulusal ölçekte büyük bir fiyat baskısı yarattı. Dolandırıcılar bu fırsatı değerlendirmek için, gerçek fıstık yerine bezelye, yer fıstığı kırığı ve yoğun gıda boyası karışımları kullanarak “fıstıklı” tatlıları pazara sundular. Görünüm ve renk bakımından orijinaliyle ayırt edilemeyen bu sahte ürünler, hem ekonomik hem de sağlık açısından ciddi tehdit oluşturuyor.

Adanalı tanınmış tatlıcı Zeynep Geyik, İhlas Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Ucuz tatlı yiyeyim derken sağlığınızdan olmayın” diyerek konunun ciddiyetine dikkat çekti. Geyik, özellikle baklava, şekerpare ve diğer fıstıklı tatlılarda gıda boyası ve sahte malzemelerin yoğun bir şekilde kullanıldığını belirtti. Uzmanlar, yapay renklendiricilerin uzun vadede mide‑bağırsak rahatsızlıkları, alerjik reaksiyonlar ve potansiyel kanserojen etkilere yol açabileceğini vurguluyor.
Dolandırıcılık riskini azaltmak için güvenilir ve bilinen işletmeler tercih edilmeli. Tatlı satın alınırken;
Geyik, “Kaliteli fıstığın maliyeti bellidir; ucuz tatlı alıp sağlığınızdan olmayın. Yeni yılda da tatlı alırken ucuza kaçmayın.” diyerek tüketicileri bilinçlendirmeye devam ediyor. Sağlıklı bir seçim, hem damak tadınızı hem de bütçenizi korur.
Fıstık fiyatlarındaki bu artış, yalnızca bireysel tüketicileri değil, aynı zamanda restoran ve otel zincirlerini de etkiliyor. Sahte ürünlerin yaygınlaşması, sektördeki güven kaybına ve uzun vadede fiyat istikrarının bozulmasına yol açabilir. Yetkililerin, sahte gıda üreticilerine yönelik denetimleri sıkılaştırması ve tüketicilerin şikayetlerini hızlı bir şekilde değerlendirmesi gerekmektedir.