
60 yaşındaki Furkan Tangüner, gençliğinde gazete ve dergi sayfalarını mizahi çizgilerle donatmış, şehirde bir karikatür kültürünün öncülerinden biri olarak tanınmıştır. “Daha önceden gazetede çalıştım, karikatür çizdiğimiz dönemlerde sayfa tasarlıyorduk” diyerek geçmişine nostaljik bir bakış attı. Sosyal medyanın yükselişiyle birlikte karikatür satışları azalmış, birçoğu bu alandan çekilmişti; fakat Tangüner, çizim aşkını bırakmadı ve yeni bir yol aramaya başladı.

Hobi olarak şimşir ağacı, taş ve seramik gibi farklı materyallerin üzerine çini mürekkebiyle özgün desenler çizmeye başladı. Bu teknik, ona “çizgiyi farklı bir şekle sokmak” imkânı verdi ve zamanla bu süs ürünleri ek gelir kaynağına dönüştü. Tangüner, bir toplu sipariş aldığında her bir parçayı tek tek, titizlikle işlediğini ve günde yaklaşık 20 adet ürün ürettiğini belirtiyor.
Günümüzde karikatürün yerini kısa videolar ve internet esprileri almış durumda. “Karikatürü çiziyorsun ama bir yerde yayınlatamadıktan sonra anlamı yok” diyen Tangüner, bu değişimin hem olumlu hem de olumsuz yanları olduğunu vurguluyor. İnsanların dijital platformlarda eğlenmesi, geleneksel karikatürcüler için bir tehdit oluştururken, aynı zamanda yeni bir mizah dili de ortaya çıkıyor.
Furkan Tangüner, “Çizim işi biraz fedakarlık gerektiriyor, ticari düşüncelerle çıkılacak yol değil” diyerek bu alandaki motivasyonunun para değil, sevgiden kaynaklandığını yineledi. Yerel halk ve turistik ziyaretçilerin ilgisini çeken ürünleri, Eskişehir’in sanat ve el‑işi pazarına yeni bir renk katıyor. Tangüner, ileride atölyesini genişleterek daha fazla genç çizeri bu yönteme yönlendirmeyi hedefliyor.