
Garanti BBVA, Antalya‑Alanya Otoyolu için 1,7 Milyar Euro değerinde bir finansman paketi imzaladı ve bu paket sürdürülebilirlik odaklı bir yapı ile tasarlandı. Banka, kredi vadesi boyunca Sürdürülebilirlik Koordinatörü olarak projenin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) hedeflerinin takibini üstlenecek. Bu adım, Türkiye bankacılığında altyapı projelerinde sürdürülebilir finansmanın bir ölçüt olarak kullanılmaya başlanmasının ilk örneği olarak kayıtlara geçti.

Garanti BBVA, bu finansman paketinde aynı zamanda ilk sürdürülebilir IRS (faiz takas) işlemini hayata geçirdi. IRS, proje borçlanmasının faiz riskini yönetirken aynı zamanda sürdürülebilirlik kriterlerine uygun bir yapı sunuyor; yani swap işlemi, yenilenebilir enerji ve düşük karbonlu altyapı harcamalarına bağlanmış bir teminat olarak değerlendirildi. Bu yenilik, uluslararası finans piyasalarında “yeşil swap” olarak adlandırılan uygulamaların Türkiye’deki ilk örneği olarak öne çıkıyor.
Proje, toplam 14 finansal kuruluşun katılımıyla gerçekleşiyor. Katılanlar arasında uluslararası bankalar, kalkınma finans kuruluşları ve yerel finansal kurumlar bulunuyor. Bu çeşitlilik, sürdürülebilir finansal mimarinin gelişimi açısından örnek bir iş birliği modeli sunuyor; farklı risk paylaşımları ve ESG kriterlerinin ortak bir çerçevede birleştirilmesi, gelecekte benzer altyapı projeleri için bir şablon teşkil edebilir.
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige, “İmza attığımız bu finansman modeli, Türkiye’de sürdürülebilir altyapı yatırımları için yeni bir ölçüt oluşturma özelliğine sahip. Bağımsız Ekonomik Etki Değerlendirme Raporu’na göre proje, doğrudan harcamalar, tedarik zinciri bağlantıları ve çalışan gelirlerindeki artış yoluyla bölgenin ekonomik katma değerini belirgin şekilde artıracak.” dedi. Edige ayrıca, “Garanti BBVA olarak hem çevresel hem ekonomik etki yaratan bu projenin kredi vadesi boyunca sürdürülebilirlik koordinasyonunu üstlenmekten gurur duyuyoruz.” şeklinde konuştu.
Bankanın açıklamasında, projenin sürdürülebilirlik hedeflerinin başlıkları şu şekilde belirlendi:
• Sürdürülebilir inşaat uygulamaları
• Yenilenebilir enerji kullanımı
• Elektrikli araç (EV) şarj altyapısının kurulması
• Toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesi
Proje, aynı zamanda IFC Performans Standartları ve Ekvator Prensipleri referans alınarak uluslararası sürdürülebilirlik kriterlerine örnek teşkil ediyor. Bu çerçevede, inşaat aşamasında kullanılan malzemelerin karbon ayak izi azaltılacak, enerji tüketimi yenilenebilir kaynaklardan karşılanacak ve yol üzerindeki istasyonlarda EV şarj noktaları kurulacak.
Otoyol tamamlandığında, Antalya‑Alanya arasındaki seyahat süresi 2,5‑4 saatten 36 dakikaya düşecek. Bu durum, turizm, ticaret ve bölgesel hareketlilik üzerinde büyük bir ivme yaratacak. Yerel işletmelerin tedarik zinciri genişleyecek, yeni istihdam fırsatları doğacak ve bölgenin gayri safi yurtiçi hasılasına (GSYİH) önemli bir katkı sağlanacak. Bağımsız Ekonomik Etki Değerlendirme Raporu bu etkileri sayısal olarak da ortaya koyarak projenin “bölgesel ekonomik katma değeri”ni %15‑20 arasında artıracağını öngörüyor.
Garanti BBVA, bu projeyi “yeşil altyapı finansmanında bir dönüm noktası” olarak nitelendiriyor ve benzer sürdürülebilir finansman modellerinin diğer büyük ölçekli projelere de yaygınlaştırılacağını vurguluyor. Banka, sürdürülebilirlik koordinatörlüğü görevini uzun vadeli bir sorumluluk olarak görerek, proje süresince ESG raporlamalarının şeffaf ve bağımsız denetimlerle desteklenmesini sağlayacak.