
Son zamanlarda sosyal medyada chia, keten tohumu ve kabak çekirdeği gibi tohumların besleyici faydaları sıkça övülse de, Dr. Sethi bu ürünlerin bilinçsiz tüketiminin sindirim sistemi sorunlarına, hatta besin emilimi problemlerine neden olabileceğini hatırlatıyor.
Uzman, her bir tohumun lif, yağ ve omega‑3 gibi farklı besin profillerine sahip olduğunu ve bu yüzden birbirlerinin yerine rastgele kullanılmaması gerektiğini vurguluyor. İhtiyaca yönelik ve dengeli bir tüketim en sağlıklı yaklaşım olarak öneriliyor.

Dr. Sethi, tohumların bütün hâlde tüketildiğinde sindirim sisteminde tam olarak parçalanmadığını ve bu durumun faydalarının azalmasına yol açtığını belirtiyor. Özellikle kuru tohumların suyla temas etmeden çiğnenmesi, bağırsaklarda su çekerek şişkinlik ve kabızlık gibi şikayetlere neden olabilir.
Uzman, chia ve keten tohumlarını öğütüp bol su, yoğurt veya sıvı içeceklerle birlikte tüketmenin hem liflerin emilimini artırdığını hem de mide‑bağırsak sisteminin su dengesini koruduğunu açıklıyor.
Tohumların miktarı da kritik bir faktör. Dr. Sethi, bir-iki çay kaşığından fazla tüketimin, özellikle suyla birlikte alınmadığında sindirim sorunlarına yol açabileceğini uyarıyor. Aynı zamanda, tohumların kısa sürede bozulabileceği ve serin, karanlık bir ortamda saklanması gerektiği hatırlatılıyor.
Tohumların düşük kalorili olduğu yanılgısına kapılmamak, aşırı tüketimin bağırsak florasını olumsuz etkileyebileceği anlamına geliyor. Doğru kullanıldığında ise bu tohumlar, bağırsaktaki yararlı bakterileri besleyerek sağlıklı sindirime katkı sağlar.
• Tohumları önce öğütün, ardından en az bir bardak suyla birlikte tüketin.
• Günlük tüketim miktarını 1‑2 çay kaşığı ile sınırlı tutun.
• Tohumları buzdolabında, hava geçirmez kaplarda saklayın.
• Omega‑3 açısından zengin chia tohumunu, benzer özellikteki fesleğen tohumu ile karıştırmaktan kaçının.
Bu basit ama etkili adımlar, tohumların sağladığı faydaları maksimize ederken olası yan etkileri en aza indirir.