
Avukat Çağrı Çetin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Müvekkilim Levent Gültekin gözaltına alınmıştır” ifadesini kullandı. Çetin, gözaltının 20 Ocak tarihinde, Bebek’te bir kafede otururken gerçekleştiğini belirtti.
Levent Gültekin’in Vatan Emniyet Karakolu’na götürüldüğü ve yarın ifadesinin Bilişim Şube’de alınacağı öğrenildi. Çetin, müvekkilinin yasal haklarının korunacağını ve süreçle ilgili detayları kamuoyu ile paylaşacağını söz verdi.

53 yaşındaki Gültekin, Ardahan’ın Göle ilçesinde doğdu. Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden lisans, Selçuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden yüksek lisans mezunu.
Medya sektöründeki kariyerine 1995’te Yeni Şafak’ta başladı. Farklı departmanlarda çalıştıktan sonra 2000’de genel müdürlük görevine yükseldi. Aynı yılın sonunda Gerçek Hayat adlı haftalık dergiyi kurarak yayın hayatına adım attı.
2007’de Star Medya Grubu, 2009’da Cine5 Medya Grubu’nda üst düzey yöneticilik yaptı. 2010’da Cine5’ten ayrılarak köşe yazarlığı ve yorumculuk kariyerine odaklandı; o tarihten bu yana çeşitli gazeteler ve dijital platformlarda köşe yazıları yayımladı.
Levent Gültekin’in gözaltına alınması, Türkiye’de basın özgürlüğü konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uluslararası gözlemciler, gazetecilerin görevlerini yerine getirirken güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurgularken, bazı siyasi analistler bu adımı “gözaltı dalgasının bir parçası” olarak nitelendiriyor.
İlgili sivil toplum kuruluşları, gözaltı sürecinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve gazetecinin yasal haklarının ihlal edilmemesi için takipte olduklarını belirtti. Ayrıca, İstanbul Barosu da avukatların ve gazetecilerin güvenliğini temin edecek yasal düzenlemelerin acilen gözden geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Gültekin’in ifadesi Bilişim Şube’de alınırken, hem savcılık hem de insan hakları örgütleri sürecin nasıl ilerleyeceğini yakından izliyor. Çetin, müvekkilinin suç isnadıyla ilgili net bir açıklama yapılmadığını, sadece “gözaltı”nin gerçekleştiğini vurguladı.
Bu gelişmeler ışığında, medya camiası ve kamuoyu, Levent Gültekin’in durumu üzerinden daha geniş bir bağlamda ifade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı konularını tartışmayı sürdürecek.