
Filistinli gazeteci Salih el-Caferavi, İsrail’in Gazze Şeridi’ni işgal ettiği dönemde silahlandırdığı çeteler tarafından öldürüldü. Caferavi, Gazze kentinin güneyindeki Sabra Mahallesi’nde İsrail destekli yasa dışı çeteler tarafından vurularak hayatını kaybetti.

Caferavi’nin vücuduna 7 kurşun isabet ettiği belirtildi. İsrail’in Sabra Mahallesi’nde sebep olduğu yıkımı kayıt altına almak için çalışırken saldırıya uğradığı ve hayatını kaybettiği açıklandı. Eşyaları çete mensupları tarafından çalınan Caferavi’nin ‘basın’ yazılı çelik yelek giyimli naaşının Gazze kentindeki El-Ehli Baptist Hastanesi’ne götürüldüğü görüntüler sosyal medyada paylaşıldı.
Caferavi, ABD merkezli sosyal medya hesabındaki 330 binden fazla takipçiye, İsrail’in Gazze’de işlediği soykırım sırasında Filistinlilerin yaşadığı sıkıntıları aktarmasıyla tanınır hale gelmişti. İsrail ordusu ise Caferavi’nin paylaşımlarına ilişkin karşı açıklamalar yaparak kendisini hedef göstermişti.

Caferavi, 9 Ekim’de İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşmasını Gazze sokaklarında dolaşarak sevinçle duyurmuştu. Caferavi, Gazzelilere, ‘Özgürlük bekleyenler… Ateşkes anlaşmasına varıldı, ey millet!’ diye seslenmişti.
Bu olay, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki işgalinin ve Filistinlilere yönelik baskılarının devam ettiğini gösterdiği için uluslararası toplumda endişe uyandırdı. Birçok insan hakları örgütü, Caferavi’nin öldürülmesini kınadı ve İsrail’i soruşturmaya çağırdı.

Benzer olaylar, İsrail’in Filistinlilere yönelik uzun süredir devam eden baskılarını ve insan hakları ihlallerini hatırlattı. Filistinli gazeteciler ve aktivistler, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki işgaline karşı seslerini yükseltmeye devam ediyor.

Bu olayın ardından, uluslararası toplumun İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki işgaline ve Filistinlilere yönelik baskılarına karşı daha etkili bir şekilde harekete geçmesi gerektiği vurgulandı.
