
Gün batımının renkleriyle süzülen Tunus başkenti Tunis’in kalbinde, Sheraton Tunus Otel’in görkemli salonunda, “Anadolu’nun Lezzetleri” adlı özel bir akşam yemeği programı hayata geçirildi. Program, Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ve Türk Hava Yolları (THY) desteğiyle organize edilerek, hem yerel medyanın hem de davetli iş dünyasının yoğun ilgisini topladı.

Etkinlikte, Gaziantep Üniversitesi Turizm Fakültesi Aşçılık Bölümü’nden Ali Bedri Çelikhan ve İsmet Hızal adlı akademisyen şefler, yılların deneyimini ve bilimsel birikimini mutfak tezgâhına taşıyarak misafirleri büyüledi.
Şef Çelikhan, Gaziantep’in tescilli baharat karışımı ve fırın teknikleri ile hazırlanan kebap ve lahmacun çeşitlerini, modern sunumlarla birleştirerek misafirlere unutulmaz bir tat deneyimi sundu. Öte yandan, Şef Hızal, baharatlı et sote ve antep fıstığıyla zenginleştirilmiş baklava gibi ikonik lezzetleri, Tunuslu katılımcıların damak tadına uygun olarak yeniden yorumladı.
“Bu akşam, Anadolu mutfağının sadece bir yemek olmadığını, tarih ve kültürün bir sentezi olduğunu göstermek istedik,” diyen Şef Çelikhan, misafirlerin tepkilerini “tam not” olarak nitelendirdi. Türkiye’nin Tunus Büyükelçisinin ve Askeri Ataşesinin de katıldığı törende, gastronominin diplomasi aracındaki gücü vurgulandı.
Etkinliğin bir diğer önemli boyutu, gastro diplomasi üzerinden iki ülke arasındaki ilişkilerin pekiştirilmesi oldu. Yunus Emre Enstitüsü temsilcisi, “Türk mutfağı, kültürümüzün en lezzetli elçisidir; bu tür etkinlikler, karşılıklı anlayışı ve iş birliğini derinleştirir” açıklamasında bulundu. THY yöneticileri ise, “Gastronomi turizmi, havacılık sektörümüzün yeni fırsat kapılarını açıyor” diyerek gelecekte benzer organizasyonların artacağını belirtti.
Geçtiğimiz ay Tunus’ta gerçekleştirilen “Türk Mutfağı Günleri”nin devamı niteliğinde olan bu akşam yemeği, sadece lezzet sunmakla kalmayıp, aynı zamanda iş birliği anlaşmalarının müzakere edildiği bir platform da işlev gördü.
Organizatörler, bu başarının ardından, Orta Akdeniz bölgesinde bir dizi ortak gastronomi festivali düzenlemeyi planladıklarını duyurdu. Ayrıca, Gaziantep Üniversitesi’nin uluslararası mutfak araştırma merkezini genişletmek ve genç şeflere yurt dışı staj imkânları sağlamak üzere yeni projeler geliştirilmesi hedefleniyor.
Bu etkinlik, Anadolu rüzgarının Kuzey Afrika’da estirdiği bir melodi gibi, kültürel zenginliklerin sınır tanımadığını bir kez daha gözler önüne serdi.