Gazze Şehri’nin kalabalık pazarında, sarı renkli, yıpranmış bir 100 şekellik banknot, Baraa Ebu el‑Aun’un ince ellerinde adeta yeniden doğuyor. Kalem darbeleriyle solmuş renkler geri kazanılıyor, kağıdın kenarlarına ince bir yapıştırıcı sürülerek yırtıklar onarılıyor. “Araçlarım basit: bir cetvel, kalemler, renkli kalemler ve yapıştırıcı” diye anlatan Baraa, bir zamanlar üniversite öğrencisi olmaya adayken, bugün yol kenarındaki tezgâhından geçimini sağlıyor.

Bu “banknot tamiri” işi, 2023 yılında patlak veren savaştan sonra ortaya çıkan yeni bir ekonomik sektör hâline geldi. İsrail’in banknot transferini durdurması, Gazze’deki tüm banka şubelerinin ya yıkılması ya da yağmalanmasıyla sonuçlandı. Yedi hafta önce yürürlüğe giren ateşkesle birkaç şube kısmen yeniden açılsa da hâlâ çalışan bir ATM bulunmuyor.
ATM’lerin yokluğu, halkı nakit para arayışına zorladı. İnternet üzerinden gelen transferleri nakde çeviren gayri resmi döviz büroları, %20‑%50 arasında değişen yüksek komisyonlar talep ediyor. Aynı zamanda e‑cüzdan ve mobil ödeme uygulamalarının kullanımı büyük bir artış gösterdi. Filistin Para Otoritesi (PMA), yerel banka hesapları arasında anında işlem yapılmasını sağlayan bir ödeme sistemi başlattı; bu sistem şu anda 500 binin üzerinde kullanıcıya hizmet veriyor.
UNICEF ve Dünya Gıda Programı gibi insani yardım kuruluşları, bu dijital platformları doğrudan ailelere nakit yardım ulaştırmak için de kullanıyor. UNICEF, geçen yıl bir milyon kişiye (yarısı çocuk) nakit transferi yapıldığını açıkladı; bu yardımların %99’u yiyecek, su, hijyen ürünleri ve enerji gibi temel ihtiyaçlara harcanıyor.
BM’nin yeni raporuna göre, Gazze’nin iki milyondan fazla nüfusu yoksulluk içinde yaşıyor. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) verilerine göre, her beş kişiden dördü işsiz ve hatta birikimi olanlar bile nakde erişimde zorlanıyor. Şehirdeki Filistin Bankası önünde uzayan kuyruklar, sınırlı hizmetlerin (hesap dondurma, yeni hesap açma) ne kadar yetersiz kaldığını gözler önüne seriyor.
Yerel satıcılar, özellikle on şekellik madeni paraların neredeyse tamamen yok olduğunu, hatta bulunursa bile enflasyonun etkisiyle değerlerinin neredeyse sıfır olduğunu belirtiyor. Zakaria Ajour, “Müşteriler sadece bozuk para almak için geliyor, ama bizde bozuk para yok” diye şikayet ediyor.
Gazze’nin kuzeyindeki Cebaliye’den az eşyayla Şehre göç eden Numan Rayhan, “Bu sadece bir acı, başka bir şey değil” diyor. Başka bir satıcı, Esma el‑Ladaa, akrabalarından doğrudan para alabilmek için yeni bir banka hesabı açmaya çalışırken “Tüm süreç tam bir kaos” ifadelerini kullanıyor. Han Yunus şehrinde yaşayan Ebu Halil ise, bankalara ulaşmak için uzun bir yolculuk yapıp yine de kuyrukta saatler geçirdiğini anlatıyor; aylık 2 000 şekel (≈ 612 USD) maaşının yarısını komisyonlara ödemek zorunda kalıyor.
PMA’nın başlattığı ödeme sistemi, internet bağlantısı veya uygulama olmadan SMS üzerinden işlem yapılabilmesini sağlıyor. Bu sayede, yardım kuruluşları doğrudan e‑cüzdanlara para gönderiyor; Hanan Ebu Cehil, UNICEF’tan aldığı 1 200 şekeli (≈ 367 USD) pirinç, mercimek ve makarna gibi temel gıdalar için kullandı. Ancak hâlâ birçok aile, iki kilogram domates için 80 USD ve beş kilogram soğan için 70 USD gibi astronomik fiyatlarla karşı karşıya.
ABD Başkanı Donald Trump’ın 20 maddelik barış planı, Gazze’yi yeniden inşa etmek ve ekonomik kalkınma sağlamak üzerine odaklanıyor; ancak BM’nin “Şimdiye kadar kaydedilen en ciddi ekonomik kriz” tespiti, somut bir yol haritasının eksik olduğunu gösteriyor. Gazze’nin ekonomik çöküşü, sadece fiziksel altyapının yokluğu değil, aynı zamanda nakit akışının tamamen durmasıyla da besleniyor.
Baraa, “Tek isteğim bu savaşın tamamen bitmesi; umarım sonunda rahatlarım, böylece okuyup çalışabilirim” diyerek, yalnızca maddi değil, ruhsal bir çöküntünün de altını çiziyor. Onun tezgâhındaki her onarılan banknot, bir nevi umut ve direnç simgesi hâline geldi; insanlar hâlâ “gerçek değerinde” para almak istiyor ve bu, yıpranmış kağıtların bile hâlâ bir değer taşıdığını gösteriyor.
Gazze’deki nakit krizi, geleneksel bankacılık sisteminin çöküşünü yeni bir ekonomik ekosisteme dönüştürmüş durumda. Banknot tamiri, yüksek komisyonlu döviz büroları ve e‑cüzdan uygulamaları, halkın hayatta kalma mücadelesinde birer araç hâline geldi. Bu süreç, bölgenin uzun vadeli ekonomik toparlanması için ne kadar kırılgan bir zeminde olduğunu da bir kez daha gözler önüne seriyor.