
Gökmen Özdenak, 1948 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Futbol tutkusunu çok genç yaşta keşfeden Özdenak, 20 yaşına geldiği dönemde Galatasaray’ın altyapısına katıldı ve kısa sürede A takıma yükseldi. 13 yıl boyunca sarı‑kırmızılı formayı gururla taşıyan oyuncu, sahadaki azmi ve teknik zekâsıyla taraftarların gönlünde taht kurdu.

Lig şampiyonlukları ve Türkiye Kupası zaferleri ile dolu bir dönem yaşadı. 4 kez Türkiye 1. Ligi şampiyonu olmuş, 2 kez Türkiye Kupası zaferi yaşamıştı. Özdenak, 1976 yılında Galatasaray’ın Avrupa kupalarındaki 50. golünü kaydederek kulübün uluslararası tarihine de adını yazdırdı. Ay‑yıldızlı formayı 14 kez sırtına geçiren bu futbolcu, sahadaki liderliği ve atak oyun tarzı sayesinde takıma hem gol hem de asist olarak büyük katkı sağladı.
Futbolculuk yeteneği sadece Gökmen’de sınırlı kalmadı; Özdenak ailesi, Türk futboluna birden çok isim kazandırdı. Kardeşleri Yasin, Doğan ve Mustafa Özdenak de Galatasaray’da forma giyerek kulübün tarihine damga vurmuşlardır. Aile, “Özdenaklar” adını taşıyan bir futbol dynastisi oluşturmuş ve genç nesillere örnek olmuştur.
Aktif futbolculuk kariyerinin ardından Gökmen, uzun yıllar televizyon programlarında futbol yorumculuğu yaptı. Aynı zamanda spor yazarı olarak da birçok gazete ve dergide köşe yazıları kaleme aldı. Analitik bakışı ve samimi diliyle izleyicilerin ve okuyucuların sevgisini kazandı. Onun yorumları, genç yeteneklerin keşfinden taktik analizlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyordu.
Özdenak, son yıllarında sağlık sorunlarıyla mücadele ederken, yakın zamanda tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Galatasaray Kulübü, resmi bir açıklama yaparak “derin bir üzüntüyle” vefat haberini paylaştı ve ailesine, sevenlerine başsağlığı diledi. Kulübün 6225 sicil numaralı Divan üyesi olarak görev yaptığı dönemde, Özdenak’ın sadakati ve özverisi kulüp yönetiminde de kendini göstermişti.
Gökmen Özdenak’ın ardında bıraktığı miras, sadece kazandığı kupalar ve attığı gollerle sınırlı değil; aynı zamanda spora ve medyaya kattığı değerli perspektiflerle de hatırlanacak. Tüm Türkiye’nin ortak yasını paylaşarak, onun hatırasını yaşatmaya devam edeceğiz.