
Mersin Uluslararası Limanı üzerinden transit beyannamesiyle getirilen granit cinsi eşyaların, sahte mermer beyanlarıyla iç piyasaya sokulması uzun süredir yürütülen bir kaçakçılık şebekesinin parçasıydı.
Soruşturma, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülerek, antrepo rejimine tabi tutulan granitlerin bir süre bekletildikten sonra mermer gibi düşük vergili bir sınıfa kaydırıldığını ortaya çıkardı.
Yetkililer, granit eşyaların mermer olarak beyan edilmesinin yanı sıra, aynı yöntemle cam cinsi ürünlerin de antrepo rejimi kapsamında saklandığını ve sonrasında düşük vergi oranlı ürün olarak iç piyasaya sunulduğunu tespit etti. Bu taktik, vergiden kaçınma ve devlet gelirlerini azaltma amacı taşıyan karmaşık bir planı işaret ediyordu.
Operasyon kapsamında 13 şüpheli ile 5 şirketin banka hesaplarına el konuldu; bu hesaplarda toplam 182 milyon TL tutarında şüpheli para hareketi belirlendi. Şüpheliler arasında antrepo sorumluları, şirket sahipleri ve gümrük müşavirleri de bulunuyordu.

Gözaltına alınan 5 şüpheli, nöbetçi hakim tarafından tutuklanarak yargı sürecine alındı. Hakim, şüphelilerin kaçakçılık ve vergi kaçırma suçlarıyla yargılanacağını belirterek, benzer yöntemlerin gelecekte önlenmesi için daha sıkı denetimlerin uygulanacağını vurguladı.
Bu olay, Türkiye’nin gümrük ve vergi kaçakçılığına karşı mücadelesinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, benzer şebekelerin ortaya çıkmaması için antrepo sisteminin daha şeffaf ve denetlenebilir hâle getirilmesi gerektiğini belirtiyor.