Kanald D’nin primetime kuşağının gözdesi Güller ve Günahlar, 2025 Kariyer Başarı ve Proje Ödül Töreni’nde Yılın Dizisi ödülüne layık görüldü. Cumartesi akşamı gerçekleşen tören, sektördeki en yüksek reytingli yapımların bir araya geldiği bir buluşma noktası oldu ve bu prestijli ödül, dizinin sadece izleyici kitlesiyle değil, eleştirmenler ve meslektaşlarıyla da ne denli takdir edildiğinin bir göstergesi niteliğindeydi.

Tören sahnesinde, dizide Azra karakterine hayat veren Aleyna Solaker, ödülü ekibi adına aldı. Sahnedeki duygusal konuşmasında, “Bu ödül, sadece benim değil, setin her bir üyesinin emeğinin bir yansımasıdır” diyerek, yapımcılar, yönetmen ve tüm oyuncu kadrosuna teşekkür etti. Solaker’in bu sözleri, ekip arkadaşları arasında büyük bir coşku yarattı ve sosyal medyada da geniş yankı buldu.
Dizinin yapım şirketi NGM, bu ödülle birlikte “yılın en güçlü yapımlarından biri” olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu. Güller ve Günahlar, yayınlandığı ilk sezonundan itibaren reytinglerde tüm kategorilerde zirvede yer almış, özellikle genç izleyiciler arasında büyük bir fenomen hâline gelmişti. Dizi, toplumsal temaları ve dramatik kurgusuyla sadece eğlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda izleyicileri düşündüren bir yapım olarak öne çıktı.
Ödül töreninde ayrıca, dizinin senaristleri ve yönetmenleri de takdir edildi. Özellikle senarist Deniz Yılmaz, “Karakter derinliği ve hikâye örgüsü, izleyicinin duygusal bağ kurmasını sağladı” şeklinde bir açıklama yaptı. Bu sözler, dizinin başarısının sadece oyunculuk değil, aynı zamanda güçlü bir senaryo ve yönetimle de desteklendiğini gözler önüne serdi.
Gelecek sezon için ise yapımcılar, izleyicilere daha sürükleyici bir anlatı sunmayı ve yeni karakterlerle evreni genişletmeyi planladıklarını duyurdu. Bu açıklama, hayran kitlesi arasında büyük bir merak ve heyecan yaratırken, dizinin önümüzdeki dönemlerde de reytinglerde üst sıraları koruyacağına dair beklentileri artırdı.
Sonuç olarak, Güller ve Günahlar’ın bu ödülle taçlandırılması, sadece bir televizyon yapımının başarısı değil, aynı zamanda Türkiye televizyon sektörünün yaratıcı ve rekabetçi yapısının bir göstergesi olarak da değerlendiriliyor.