Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde bulunan 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşen şarkıcı Gül Tut‘un ölümü, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından teknik ve fiziki takibe tabi tutuldu. İlk incelemeler, düşüşün kazara mı yoksa bir itme sonucunda mı gerçekleştiği sorusunu gündeme getirdi.
Yapılan incelemeler neticesinde, Gül Tut’un kızı Tuğyan Gülter ve arkadaşı Sultan Nur Ulu hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul ve Yalova Emniyet Müdürlükleri, ikilinin yurt dışına kaçma hazırlığı yaptığını tespit etti. Sabah erken saatlerde İstanbul Büyükçekmece’de bir adrese düzenlenen operasyonda, Gülter ve Ulu yakalandı; aynı adreste bulunan 17 yaşındaki İrem de gözaltına alındı.

CNN Türk İstanbul Haber Koordinatörü Nihat Uludağ, olayın seyrini şu sözlerle özetledi: “Güllü’nün kızının gözaltına alınmasıyla birlikte cinayet şüphesi ortaya çıktı. Rapor bugün savcılığa teslim edilecek ve ciddi bir cinayet emareleri oluştu.” Uludağ, ayrıca binada beş ayrı noktada güvenlik kamerası bulunduğunu, ancak bir kameranın fişinin çekildiği için kaydın alınamadığını belirtti. Bu durum, soruşturmanın belirsizliklerini artırıyor.
Güllü’nün menajeri Ferdi Aydın, gözaltı sonrası yaptığı açıklamalarda, “Deliydik biz ne oldu? Size bu saatten sonra yağmurlu havada yemek yok. Hepinizi sürüm sürüm süründüreceğim.” sözleriyle sürecin ciddiyetine dikkat çekti. Daha sonra “Güllü ablanın toprağı kurumadan suçlular yakalandı. Allah hepinizden razı olsun. Kanımız yerde kalmadı” diyerek olayın adalet önüne taşınacağını vurguladı.
Gözaltına alınan üç şüpheli, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi‘nde sağlık kontrolünden geçirildi. Kontrollerin ardından, şüpheliler Yalova İl Emniyet Müdürlüğü’ne ifadeleri alınmak üzere sevk edildi. Bu aşama, savcılığın elde ettiği fiziki delillerin mahkemeye taşınması için kritik bir adımdır.
Gülter ve Ulu’nun avukatı Merve Uçanok, Yalova Adliyesi’ne giderek müvekkilleri hakkında asılsız iddialar yöneltildiğini savundu ve bu iddialarda bulunan tanık ve avukatlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Uçanok, ayrıca bir grup kişinin özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği, ses kayıtları aldığı ve sosyal medyada linç kampanyaları yürüttüğü iddialarını ortaya koydu. Bu açıklamalar, davanın sadece ceza hukuku kapsamında kalmayıp, kişisel verilerin korunması ve ifşa suçları gibi farklı yasal boyutları da içerdiğini gösteriyor.
Savcılık, olay yerinde elde edilen rapor ve fiziksel delilleri değerlendirerek cinayet suçlamasını resmi olarak dile getirecek. Uzmanlar, gözaltı süreçlerinin ve avukatların suç duyurularının davanın seyrini etkileyebileceğini, ancak nihai kararın mahkeme tarafından verileceğini belirtiyor. Gül Tut’un ailesi ve sevenleri, adaletin sağlanmasını ve olayın tam aydınlatılmasını bekliyor.