Türkiye, COP31'de Su ve Gıda Güvenliğine Odaklanacağını Vurguladı

Bakan Kurum, COP31'de iklim finansmanının gelişmekte olan ülkelere ulaşması, su ve gıda temalarının öncelik kazanması ve Türkiye'nin adil bir aracı olma taahhüdünü açıkladı.

14.04.2026 13:59

Türkiye'nin COP31 Stratejisi

Bakan Kurum, yaklaşan COP31 öncesinde yaptığı açıklamada, iklim değişikliği mücadelesinin finansal boyutunun doğrudan mağdur coğrafyalara, yani gelişmekte olan ülkelere yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye, bu süreçte dürüst bir aracı ve adaletli bir hakem olma sorumluluğunu üstlenmeye hazır olduğunu belirtti.

Bakan Kurum COP31 öncesi açıklama

Konuşmasında özellikle iki kritik konuya dikkat çekti: su ve gıda güvenliği. Bu alanların, iklim kriziyle mücadelede hem bölgesel hem de küresel ölçekte en çok etkilenen sektörler olduğu ifade edildi.

Finansmanın Doğrudan Mağdur Bölgelere Ulaştırılması

Türkiye, iklim finansmanının ara kurumlar ve bürokrasiler üzerinden kaybolmadan, doğrudan ihtiyaç sahibi ülkelere ulaşmasını sağlamak için yeni mekanizmalar geliştirecek. Bu çerçevede, iklim fonlarının şeffaflığı ve hesap verebilirliği artırılacak.

Su ve Gıda Güvenliği Önceliği

Su kıtlığı ve gıda arzındaki belirsizlikler, iklim değişikliğinin en somut etkileri arasında yer alıyor. Bakan Kurum, COP31'de bu iki başlığın programın merkezinde olacağını ve uluslararası işbirliklerinin bu alanda yoğunlaştırılacağını söz verdi.

COP31 iklim değişikliği programı

Türkiye, iklim mücadelesinde sadece bir katılımcı değil, aynı zamanda sürecin adil ve etkili bir şekilde yönetilmesinde kilit bir rol oynamayı hedefliyor.

Yorumlar (0)