Türkiye'nin Doğurganlık Oranındaki Düşüş: Acil Politikalar ve Ekonomik Etkileri

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, düşük doğurganlık oranının uzun vadeli ekonomik sonuçlarını vurgulayarak, hükümetin alması gereken önlemleri açıkladı.

28.01.2026 12:42

Türkiye, son on yılda doğurganlık oranında belirgin bir gerileme yaşadı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu demografik dönüşümün iş gücü piyasası ve sosyal güvenlik sistemine olan etkilerini değerlendirerek, acil müdahale gerekliliğine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'ın konuşması

Doğurganlık Oranındaki Düşüşün Boyutları

Son on yılda Türkiye'nin toplam doğurganlık hızı (TFR) 2,05'ten 1,68'e geriledi. Bu, nüfusun doğal artış hızının yavaşladığını ve uzun vadede yaşlı nüfus oranının artacağını gösteriyor.

Ekonomik Yansımalar

Azalan doğurganlık, iş gücü arzını sınırlayarak, özellikle üretim ve hizmet sektörlerinde işçi sıkıntısına yol açabilir. Ayrıca, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği de risk altına girebilir.

  • İşgücü maliyetlerinde artış
  • Emeklilik sisteminde finansal baskı
  • Tüketim kalıplarında değişim

Hükümetin Önerdiği Önlemler

Yılmaz, doğurganlığı destekleyecek politikaların acilen hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Önerilen başlıca adımlar şunlardır:

  • Çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve maliyetlerinin düşürülmesi
  • Vergi indirimleri ve doğum yardımlarının artırılması
  • Esnek çalışma saatleri ve uzaktan çalışma imkanlarının genişletilmesi
  • Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimin iyileştirilmesi

Bu adımlar, hem ailelerin çocuk sahibi olma kararını olumlu yönde etkileyecek hem de uzun vadede ekonomik dengeyi koruyacaktır.

Doğurganlık oranı grafiği

Uzmanlar, bu politikaların etkili bir şekilde uygulanması halinde, Türkiye'nin demografik yapısının daha sürdürülebilir bir seviyeye ulaşabileceğini vurguluyor.

Yorumlar (0)