İsrail’in Suriye’deki hareketliliği ile SDG (Suriye Demokrasisi Grubu)‑YPG’nin isteksizliği arasında bir orantı olduğunu dile getiren Fidan, “Bu YPG’nin tek başına aldığı bir karar değil” ifadelerini kullandı.

10 Mart 2024 tarihinde imzalanan ve hâlen uygulanmayan Suriye‑SDG mutabakatı, bölgedeki tansiyonu artırmıştı. Fidan, bu anlaşmanın hâlâ yürütülmediğini hatırlatarak, “İsrail, Suriye ile belli bir zemin oluşturduğunda YPG’nin de hareketlerini göreceksiniz” dedi.
Fidan, Suriye sahasında Türkiye ile İsrail arasında bir “yarış” olduğunu kabul etti, ancak bu yarışın “işgal, bölme, bombalama” yönünden değil, “güvenlik, birlik ve bütünlük” sağlama yönünde olması gerektiğini vurguladı. “Biz kendimizi İsrail’le aynı ligde görmüyoruz; emperyal yayılmacılıkla iş birliği içinde değiliz” şeklinde konuştu.
Bu bağlamda, Fidan, bölge dışı aktörlerin “işaretlerle politika belirleme” çabalarının uzun vadede Suriye halkına hizmet etmeyeceğini, “herkesin rahat ettiği, barışın sürdüğü bir tablo” hedeflenmesi gerektiğini belirtti.
Gazze’deki barış planının ikinci aşamasına dair açıklamalarda bulunan Fidan, “İnsani yardımlar belli bir miktarda gidiyor; giriş‑çıkışlar hâlâ sorunlu. Barış planındaki maddeler tam olarak uygulanmıyor, İsrail’in Filistinlileri öldürmeye devam ettiği bir gerçek” ifadelerini kullandı.
Barış planının BM Güvenlik Konseyi’nden alınan kararlarla desteklenmesi gerektiğini hatırlatan bakan, “Bu kararların hayata geçirilmesi, bölgedeki şiddetin azalması ve kalıcı bir barışın kurulması için kritik” dedi.
Ukrayna krizine dair sorulara yanıt verirken, Fidan, “ABD‑Avrupa‑Ukrayna arasında yürütülen barış planının 28 maddelik bir taslağı vardı; Avrupalılar bunu 20 maddeye indirdi” şeklinde bilgi verdi.
Rusya’nın mevcut konumunun “ilerliyor” olduğunu belirten Fidan, “Ukrayna’nın zor kararlar alması gerekiyor; biz de iki taraf arasında köprü kurarak diyalogun sürmesini sağlamak istiyoruz” diye ekledi.
Türkiye’nin Uluslararası İstikrar Gücü’ne katılımı konusunda “Cumhurbaşkanımızın siyasi iradesiyle, bölgedeki kardeşlerimiz ve uluslararası paydaşlarla her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazırız” diyen Fidan, gerekirse asker gönderileceğini de sözlerine ekledi.
İsrail’in bu plan içinde tek başına söz sahibi olmadığını, Amerika ve diğer bölge ülkelerinin tutumlarının belirleyici olacağını vurgulayan bakan, “İsrail’le bir müzakere noktası oluşursa, o zaman bizim için ne olursa olsun bir yol haritası çıkar” şeklinde konuştu.
Fidan, “Türkiye’nin politikası her zaman yatıştırma, ateşkes, barış, kalkınma ve huzur üzerine kuruludur. Gazze, Suriye, Ukrayna, Afrika… tüm bu bölgelerde istikrar için gücümüzü kullanıyoruz” diyerek ülkenin dış politika vizyonunu özetledi.
Son olarak, İstanbul’un bir kez daha uluslararası görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu belirten Fidan, “Geçen yıl üç tur görüşme düzenledik; esir değişimi ve insani konularda mesafe kat ettik. Karadeniz’deki gelişmelerin yayılmaması için de çaba harcıyoruz” şeklinde konuştu.