
Yerel saat 21.47’de havalimanı kontrol kulesi, pistlerin yakınlarında birden fazla tanımlanamayan dron gördüğünü raporladı. İlk dron, kuzey pistinin yaklaşık 80 metre üstünde belirirken, kısa sürede güney pistinde üç ek dron daha tespit edildi. Dronların çıplak gözle fark edilebilecek kadar büyük ve hızlı olduğu iddia edildi, bu da pilotlar ve yer hizmetleri için ciddi bir güvenlik riski oluşturdu.
Havayolu operatörleri, dronların hareketlerini izlemek ve kontrol altına almak için emniyet prosedürlerini devreye soktu ve 00.16’da dronların ortadan kaybolmasıyla birlikte uçuşlar yeniden başlatıldı. Ancak bu 2,5 saatlik kesinti, Hannover’dan kalkış yapması planlanan 7 iç hat ve 2 uluslararası uçuşun başka havalimanlarına yönlendirilmesine ve toplamda iki seferin iptaline yol açtı.

Son aylarda Almanya genelinde casusluk ve sabotaj amacı taşıyan yasa dışı dronların sayısı belirgin bir artış gösterdi. Hannover Havalimanı’nda geçen ay da benzer bir olay yaşanmış, 45 dakikalık bir dron tehlikesi uçuşları aksatmıştı. Ekim ayında Münih Havalimanı’nda iki gün süren dron aktivitesi nedeniyle birçok uçuş iptal edilmiş, aynı durumlar kritik altyapı tesisleri, demiryolları ve enerji santrallerinde de raporlanmıştı.
Almanya İçişleri Bakanlığı, bu artan tehditlere yanıt olarak ülke çapında ilk ortak dron savunma merkezini kurdu. Merkez, eyalet ve federal güvenlik birimlerini birleştirerek dron tespiti, izleme ve müdahale yeteneklerini koordine ediyor. Ayrıca Bundeswehr, kendi bünyesinde bir dronla mücadele birimi oluşturarak askeri ve sivil altyapıyı koruma görevini üstleniyor.
Hannover Havalimanı yetkilileri, olay sonrası detaylı bir soruşturma başlattı ve dronların teknik özellikleri, olası kontrolörleri ve uçuş rotaları hakkında bilgi topluyor. Yetkililer, havalimanı çevresinde ek radar ve optik izleme sistemleri kurulması, dronların radyo frekanslarına müdahale edebilen elektronik savunma çözümleri ve pilot eğitimlerinin artırılması gibi önlemlerin hızla uygulanacağını belirtti.
Uzmanlar, bu tür tehditlerin sadece havaalanlarını değil, şehir içi hava trafiği ve kritik altyapıyı da hedef alabileceğini vurguluyor. Bu bağlamda, Avrupa Birliği düzeyinde ortak bir dron güvenlik stratejisinin geliştirilmesi ve sınır ötesi bilgi paylaşımının artırılması çağrısı yapılıyor.
Havacılık sektörü, dronların getirdiği yeni risklere karşı proaktif ve çok katmanlı bir savunma yaklaşımı benimsemek zorunda; aksi takdirde benzer olayların sıklığı artarak yolcu güvenliğini ve ekonomik kayıpları ciddi şekilde etkileyebilir.