
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2026 yılı asgari ücretinin net 28 bin 75 lira 50 kuruş olduğunu duyurdu. Bu rakam, enflasyon, döviz kurları ve yaşam maliyetleri göz önüne alındığında geniş bir kesimin merakını ve endişesini artırdı.
Bu gelişmenin ardından hayvancılıkla geçimini sağlayan bir vatandaş, tosunuyla birlikte bir video paylaşarak kamuoyunun dikkatini çekti. Videoda, hayvanın “8‑9 aylık maaşınıza bedel” olduğunu iddia eden kişi, hem mizahi bir ton hem de eleştirel bir yaklaşım sergiledi.

Paylaşımın ardından sosyal medya kullanıcıları bir dizi eleştiri ve alay dolu yorum bıraktı. En çok dikkat çeken ifadeler arasında “Yem almaya gidince ettiğin küfürleri duyar gibiyim”, “Bir de o paşanın maliyetini de paylaşsa”, “Atma Recep din kardeşiyiz” ve “Milletin maaşını küçümseyip bunu paylaşmak Allah akıl versin” gibi tepkiler yer aldı.
Ekonomistler, asgari ücretin belirlenmesinde tarım ve hayvancılık sektörünün maliyetlerinin hesaba katılmadığını, ancak bu tür sosyal medya paylaşımlarının kamuoyu algısını şekillendirdiğini belirtiyor. Ücretin gerçek alım gücünün değerlendirilmesi, yalnızca bir hayvanın bakım maliyetine indirgenemeyecek kadar karmaşık bir konu.
Bu olay, asgari ücret tartışmasının sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel ve toplumsal bir boyuta sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Vatandaşların gündelik yaşam maliyetlerini göz önünde bulundurarak yaptığı bu tür tepkiler, hükümetin sosyal politika adımlarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğine işaret ediyor.