Şarkıcı Güllü, Yalova’da 2025 yılının Şubat ayında hayatını kaybetti. Ölümünün ardından polis, ölümün doğal mı yoksa şüpheli mi olduğunu araştırmak üzere geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Aile içinde yaşanan anlaşmazlıklar, alkol ve şiddet iddiaları medyada gündeme gelmişti.
Bu süreçte Tuğyan Ülkem Gülter isimli genç kadın, 15 Mayıs 2025 tarihinde bir uyuşturucu operasyonu sırasında tutuklandı. Tutuklanması, Güllü’nün hayranları ve kamuoyunda “adaletin sağlanması” beklentisini artırdı.
İki hafta sonra, popüler şarkıcı Hilal Cebeci, Instagram hesabından “#neekersenonubiçersin” etiketiyle Güllü ve kızıyla ilgili sert bir yorum yayımladı. Paylaşımda şu sözleri kullandı:
“Düşünün bir anneniz var; alkolik, zaman zaman agresifleşiyor, farklı ilişkiler yaşıyor. Bir de normal değil. Bu kızına o… diyorsun. Sonra bu çocuğun normal olmasını bekliyorsunuz. Olmaz. Çocuğu doğurmaya karar verdiğiniz anda alkolden, garip ilişkilerden uzak olacaksınız”
Bu ifadeler, hem Güllü’nün hayranları hem de kadın hakları savunucuları tarafından hakaret ve saygısızlık olarak nitelendirildi.

Paylaşımın yayınlanmasının ardından Twitter, Instagram ve Facebook gibi platformlarda binlerce yorum ve paylaşım yapıldı. En çok dikkat çeken yorumlardan bazıları:
“Yaşarken söyleseydin de cevabını alsaydın. İnsan mısınız siz?”
“Bir anne öldüğünde bile çocuğunu suçlamak nasıl bir ahlâk?”
Ünlü avukatlar ve psikologlar da konuyu değerlendirerek, “Aile içi şiddet ve alkol bağımlılığı gibi konular hassas bir şekilde ele alınmalı, kişisel trajediler üzerinden genelleme yapılmamalıdır” şeklinde uyarıda bulundular.
Tepkilerin artması üzerine Cebeci, aynı gün akşam saatlerinde bir açıklama videosu paylaştı. Videoda şu sözleri kullandı:
“Ben kimseyi korumuyorum, Tuğyan’ı da korumuyorum. Bakamayacağınız, eğitemeyeceğiniz, ilgilenemeyeceğiniz, döveceğiniz çocukları yapmayın. Bir çocuğu döverseniz sonucu budur. Söyleneni doğru anlayın”
Cebeci, açıklamasında toplumun “çocuk koruma” konusundaki sorumluluklarını vurgularken, kendisinin yalnızca bir vatandaş olduğunu ve kişisel bir yargı yürütmediğini belirtti.
Olay, sadece müzik ve eğlence dünyasını değil, aile içi şiddet, kadın hakları ve ifade özgürlüğü konularını da gündeme taşıdı. Bazı gazeteler ve televizyon kanalları, konuyu ayrı bir programda ele alarak uzman panelleriyle tartışma ortamı yarattı. Özellikle genç izleyiciler arasında, sosyal medyada ne kadar sorumlu davranılması gerektiği üzerine farkındalık çalışmaları başlatıldı.
Soruşturma hâlâ sürüyor; Güllü’nün ölüm nedenine ilişkin resmi rapor henüz açıklanmadı. Tuğyan Ülkem Gülter’in davası ise mahkeme tarihine kadar ertelendi. Hilal Cebeci ise bu olaydan sonra sosyal medya hesabını geçici olarak kapattı ve bir süre açıklama yapmayacağını duyurdu.
Bu gelişmeler, Türkiye’de ünlü kişiliklerin kişisel hayatlarıyla ilgili yorumların sınırları ve sorumlulukları üzerine yeni bir tartışma başlatmış gibi görünüyor.