
İstanbul’un Büyükçekmece ilçesine bağlı Güzelce Mahallesi’nde hizmet veren Özel Büyük Marmara Bakımevi‘nde, 20 Kasım tarihinde bir yaşlı vatandaş olan Abdulkadir Taşar’a şiddet uygulandığı iddiasıyla ALO 183 üzerinden Esenyurt Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi Müdürlüğü’ne ihbarda bulunuldu.
İhbarın ardından 17 Aralık’ta köşe yazarı Erdem Atay, sosyal medya hesabından 54 saniyelik bir video paylaştı. Videoda, bakım evinin sahibinin eşi E.K.‘nin eldiven takarak Taşar’a darp ettiği anlar net bir şekilde görülüyordu.

Bu görüntüler, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ve Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iki ayrı soruşturma başlatılmasına yol açtı.
Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalar, Taşar’ın 2023 yılında hastaneye kaldırıldığını ve 2024 yılında doğal nedenlerle vefat ettiğini ortaya koydu. Bakım evinin faaliyette olduğu dönemde benzer şikayetlerin de olduğu, E.K.’nin daha önce çalışan personeli tehdit ettiği belirlendi.
Polis, E.K.’yi gözaltına alarak ifadeye aldı. Şüpheli, kurumla bir bağının olmadığını, eşinin bakım evinin sahibinin olduğunu ve kendisine yardım ettiğini iddia etti. Ancak, gözaltı raporları E.K.’nin bakım evinde sık sık bulunup, çalışanlara ve diğer hastalara şiddet uyguladığını gösterdi.
E.K., kendisinin “Taşar’ın dışkısı ve idrarı ile oynadığı için eldiven takmak zorunda kaldığını” ve “şiddet uygulamadığını” savundu. Olay günü, kriz geçiren Taşar’ı sakinleştirmek amacıyla oturma alanına götürdüğünü, eldivenin sadece hijyen amaçlı olduğunu ileri sürerek, yaşlı adamın 2024 yılında yoğun bakıma kaldırıldığını ve doğal yollardan vefat ettiğini belirtti.
Bu savunmaya rağmen, emniyet birimleri tarafından toplanan deliller ve tanık ifadeleri E.K.’nin iddialarını çürüterek, şiddetin bilerek ve isteyerek uygulandığını gösterdi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından, E.K. Büyükçekmece Adliyesi’nde “kasıtlı yaralama” suçundan yargılandığı mahkemece tutuklandı. Hakim, “Yaşlı bireylerin korunması, insan hakları ve bakım hizmetlerinin güvenliği açısından bu tür eylemler kabul edilemez” diyerek tutuklamanın devamına karar verdi.
Mahkeme, ayrıca bakım evinin denetim prosedürlerinin sıkılaştırılmasını ve benzer olayların önüne geçmek amacıyla ilgili kurumların denetim raporlarını gözden geçirmesini istedi.
Yaşlı hakları dernekleri, bu tür olayların tekrarlanmaması için bağlı kurumların denetimlerinin artırılmasını ve huzurevi personeline zorunlu psikolojik destek eğitimleri verilmesini talep ediyor. Uzmanlar, özellikle parkinson, Alzheimer gibi hastalığı olan yaşlıların bakımı sırasında “özel bir duyarlılık ve profesyonel yaklaşım” gerektiğini vurguluyor.
Bu skandal, Türkiye’de bakım hizmetlerinin denetim mekanizmalarının ne kadar etkili olduğu konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.