İran Nüfus Azalması Tehlikesiyle Karşı Karşıya

İran Nüfus Azalması Tehlikesiyle Karşı Karşıya
Yayınlama: 27.12.2025
6
A+
A-

İran İçişleri Bakanı İskender Mumini, nüfus azalışının 70 yıl içinde 40 milyonun altına gerileyeceğini ve bu durumun ülkenin gelecekteki en büyük krizlerinden biri olacağını belirtti.

Nüfus Azalmasının Ekonomik ve Sosyal Boyutları

İran İçişleri Bakanı İskender Mumini, Nüfus ve Kişisel Kayıtlar Kurumu’nda yaptığı açıklamalarda, “Nüfus azalması, ülkenin gelecekte karşı karşıya kalacağı en büyük krizlerden biri olacaktır” diyerek uyarıda bulundu. Bakan, mevcut demografik eğilimlerin aynı seyirle devam etmesi halinde, 70 yıl içinde İran nüfusunun 40 milyonun altına düşeceğini öngördü.

Bu uyarı, ülkenin uzun vadeli ekonomik büyüme potansiyeli, iş gücü arzı ve sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği açısından kritik bir risk oluşturuyor. Demograflar, doğurganlık oranlarının yenilenme seviyesinin altına düşmesi ve ortanca yaşın hızla yükselmesiyle birlikte, iş gücü piyasasında ciddi bir daralma yaşanacağını belirtiyor.

Uzmanlar, nüfusun azalmasının sadece istihdam piyasasını değil, aynı zamanda emeklilik fonlarının yükünü de artıracağını vurguluyor. İran’ın 85 milyon civarında olduğu tahmin edilen mevcut nüfusu, önümüzdeki nesillerde hızla küçülerek, sağlık ve sosyal hizmetlerde artan bir maliyet baskısına yol açabilir.

İçişleri Bakanı Mumini, bu durumun “ülkenin geleceği açısından ciddi bir tehdit” olduğunu söyleyerek, Nüfus İdaresi’nin akademik çevrelerle iş birliği içinde somut çözüm yolları geliştirmesi gerektiğini ifade etti. “Nüfus oranındaki gerileme, İran’ı tehdit eden bir sorun. Bu nedenle müdahale şarttır” şeklindeki ifadesi, devlet politikalarının yeniden şekillendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Kimlik kartı düzenlemesindeki gecikmeler de aynı anda gündeme geldi. Bakan, ülkede 6 milyondan fazla kimlik kartının düzenlenmesinde birikmiş gecikme olduğunu ve bu sorunun sadece 2025 yılına özgü olmadığını vurguladı. “Bu gecikme, önceki yıllardan kalan ve devam eden bir sorundur. Nüfus gerilemesi ve kimlik kartı aksaklıkları birlikte ele alınmalı” diyerek iki sorunun birbirine paralel olarak çözülmesi gerektiğini belirtti.

Demografik tablo ise zaten uyarıların ötesinde bir gerçeklik sunuyor. Son genel sayım verilerine göre, ülke nüfusu 85 milyonun üzerinde olsa da doğurganlık oranları yıllık %1,5’in altına gerilemiş durumda. Uzmanlar, bu trendin devam etmesi halinde, İran’ın iş gücü piyasasında %30’a varan bir azalma yaşayabileceğini ve ekonomik büyümenin yılda %0,5’in altına düşebileceğini öngörüyor.

Bu bağlamda, hükümetin nüfus politikalarını revize etmesi, aile destek programlarını genişletmesi ve genç nüfusun istihdamını artırıcı önlemler alması kaçınılmaz hale geliyor. Aksi takdirde, demografik çöküş hem iç hem de dış politikada yeni kırılma noktalarına yol açabilir.

Özetle, İran’ın nüfus azalması sadece bir istatistik problemi değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve politik bir felaketin habercisi konumunda. Bakan Mumini’nin uyarısı, bu krizin önlenmesi için acil ve bütüncül bir yaklaşımın gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.