İş dünyasından hükümete ‘asgari ücret’ çağrısı

İş dünyasından hükümete ‘asgari ücret’ çağrısı
Yayınlama: 20.12.2025
4
A+
A-

Yeni asgari ücret tartışması sürerken, iş dünyası hükümetten ortak bir sorumluluk ve destek talep ediyor.

Asgari Ücret Sürecinin Güncel Durumu

Doğrudan 7 Milyon çalışanı, dolaylı ise toplumun tamamını ilgilendiren yeni asgari ücretin belirlenmesine yönelik süreç hâlâ devam ediyor. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, dün gerçekleştirdiği ikinci toplantısında henüz kesin bir rakam açıklamasa da, tartışmaların yoğunlaştığı bir döneme girildi.

İş Dünyasından Gelen Talep

Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DİSİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyhmus Akbaş, işveren ve işçi sendikalarına, 2026 yılı asgari ücretinin belirlenme sürecinin yalnızca bir ücret tespiti olmadığını, aynı zamanda sosyal dengeyi, çalışma barışını ve üretimin sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen hayati bir konu olduğunu belirtti.

“Çalışanlarımızın artan yaşam maliyetleri karşısında alım gücünün korunması, sosyal adaletin temel gereklerinden biridir.” diyen Akbaş, asgari ücretin bir çalışanın ailesiyle birlikte insanca yaşayabileceği bir seviyeyi hedeflemesi gerektiğini vurguladı.

Öte yandan, iş dünyası yüksek maliyetler, finansmana erişimde yaşanan zorluklar, enerji ve hammadde fiyatlarındaki artışlar nedeniyle ciddi bir baskı altında. Akbaş, “Asgari ücret artışlarının işveren üzerinde tek başına ağır bir yük haline gelmesi, işletmelerin ayakta kalmasını zorlaştırmakta; istihdam kaybına ve kayıt dışılığa zemin hazırlayabilmektedir.” şeklinde uyardı.

Hükümetin Rolü ve Destek İhtiyacı

Akbaş, asgari ücret belirlenirken çalışanların temel ihtiyaçları ve yaşam standartları, işletmelerin ödeme gücü ve rekabet şartları, enflasyon ve ekonomik büyüme verileri birlikte ve bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. “Hükümetimizin bu sürece kayıtsız kalmayacağına olan inancımızla; özellikle asgari ücret üzerindeki vergi ve sigorta primi yüklerinin azaltılması, devletin sürece daha güçlü destek vermesi büyük önem taşımaktadır.” ifadeleriyle, ücret artışlarının yalnızca işverene yüklenmemesi, kamu desteğiyle paylaşılması gerektiğini belirtti.

Bu bağlamda, devletin sürece katılımı iki yönlü bir fayda sağlayacak: bir yanda çalışanların yaşam standartlarını koruyacak, diğer yanda ise işletmelerin rekabet gücünü ve istihdam kapasitesini sürdürülebilir kılacaktır.

Geniş Çaplı Etkiler ve Gelecek Perspektifi

Uzmanlar, asgari ücretin yalnızca bir rakamdan ibaret olmadığını, aynı zamanda ekonomik politikaların, sosyal güvenlik sisteminin ve vergi yapısının da yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtiyor. Eğer hükümet, vergi ve sigorta primi indirimlerini yanı sıra işverenlere yönelik kısa vadeli krediler, enerji desteği ve hammadde fiyatlarına yönelik sübvansiyonlar gibi paketler sunarsa, asgari ücret zammının negatif yan etkileri büyük ölçüde azaltılabilir.

Sonuç olarak, iş dünyasının bu ortak sorumluluk çağrısı, sadece bir ücret artışı talebi değil, ekonomik istikrar ve toplumsal huzurun korunması adına kritik bir adım olarak değerlendirilmeli.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.