
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK‑İŞ) ve HİZMET‑İŞ Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, Ordu’da bir otelde düzenlenen programda ‘Terörsüz Türkiye’ projesine dair kapsamlı açıklamalarda bulundu. Arslan, “Bu süreç hepimizi hem heyecanlandıran hem de zaman zaman endişeye ve tereddüde düşüren bir süreçtir. Ancak mevcut tabloya baktığımızda, bu sürecin geçmişe göre çok daha avantajlı olduğunu görüyoruz” diyerek projenin önemini vurguladı.

Arslan, 2013‑2015 yılları arasında yürütülen çözüm sürecinde HAK‑İŞ’in aktif rol aldığını hatırlatarak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyarak yola çıkılan çözüm süreci maalesef provokasyonlar nedeniyle yarım kaldı. Amerika ve Batı’nın müdahaleleri, PKK ve uzantılarının bu oyunlara gelmesi süreci akamete uğrattı” şeklinde değerlendirdi.
“Üç ay boyunca Doğu Anadolu bölgesinde ‘akil insanlar’ heyeti kapsamında görev yaptık. O dönemde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşayan vatandaşlarımız terörden en çok zarar gören kesim oldu” diyen Arslan, terörün sosyal ve ekonomik yansımalarına dikkat çekti.
Mevcut sürecin en büyük avantajlarından birinin siyasi tablo olduğu görüşünü paylaşan Arslan, “Geçmişte çözüm sürecine itiraz eden ve bugün bu sürecin başlatıcıları arasında yer alan Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) rolünün farklı bir noktada olması, Türkiye açısından son derece kıymetlidir” ifadeleriyle MHP’nin desteğinin kritik olduğunu belirtti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) sürece aktif katılımını “çok önemli bir kazanım” olarak nitelendiren Arslan, “Bugün TBMM’nin terörsüz Türkiye konusunda inisiyatif alması, neredeyse tüm partilerin komisyon içinde yer alması sürecin meşruiyetini artırıyor” diye konuştu.
Komisyona katılmayan siyasi partilerin endişelerinin de saygıyla karşılanması gerektiğini vurgulayan Arslan, “Esas olan, komisyondaki yapının büyük çoğunluğunun bu süreci desteklemesidir. Bence buradan bu fırsatı kaçırmamamız gerekiyor” diyerek birlik ve dayanışma mesajını tekrar etti.
Arslan, “Terörsüz Türkiye projesi, sadece güvenlik alanında değil, ekonomik kalkınma, toplumsal barış ve bölgesel istikrar açısından da ülkemiz için yeni bir dönemin kapılarını aralıyor” diyerek sürecin çok yönlü faydalarına işaret etti. Sendika temsilcileri, projenin sürdürülebilir bir barış ve refah ortamı yaratacağına dair inançlarını dile getirerek, tüm toplumu bu ortak hedefe davet etti.