
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben‑Gvir, Filistinli esirleri “kaçılamaz” bir ortamda tutmak amacıyla, kuzeydeki Hamat Gader bölgesine yakın bir alanda timsahlarla çevrili bir tesis inşa etmeyi planladığını açıkladı. Bakan, bu öneriyi İsrail Cezaevi Servisi yetkilileriyle yaptığı toplantıda sundu ve “güvenlik mahkumu” tanımlamasıyla filistinli tutukluların kaçış ihtimalinin tamamen ortadan kalkmasını istediğini belirtti.
Planın teknik ayrıntıları henüz tam olarak netleşmemiş olsa da, tesise bir timsah çiftliği ve hayvanat bahçesi gibi mevcut altyapıların entegre edileceği, çevre güvenliğinin yüksek duvar ve su geçitleriyle sağlanacağı söyleniyor. Bölgenin coğrafi konumu, Golan Tepeleri’nin işgal altındaki kısmı ve Ürdün sınırına yakınlığı, bu tür bir projenin stratejik olarak tercih edilmesinin temel nedenleri arasında gösteriliyor.

Bu öneri, ABD’de eski Başkan Donald Trump‘ın göçmenler için “timsahlarla çevrili güvenlik önlemleri” tartışmasına benzer bir bağlamda ortaya çıktı. Trump, Florida’daki Everglades bölgesinde timsahlarla korunan bir tutukevinin inşa edilmesini savunmuş, bu modelin Louisiana ve Alabama gibi Cumhuriyetçi eyaletlerde de uygulanabileceğini ifade etmişti. Ben‑Gvir’in önerisi, bu ABD pratiğini “İsrail bağlamına uyarlama” çabası olarak nitelendiriliyor.
Ben‑Gvir, bu öneriyi ilk kez ortaya koymadan önce de Filistinli tutuklulara idam cezası getirilmesi gerektiğini savunmuş ve İsrail Meclisi’nde bu yönde bir yasa tasarısının görüşülmesine öncülük etmişti. Tasarı, ilk oylamadan geçmiş ve ikinci, üçüncü görüşmelerinin önümüzdeki günlerde yapılması bekleniyor. Bakanın sert söylemleri, hem yerel hem de uluslararası insan hakları örgütleri tarafından “insanlık dışı” olarak eleştiriliyor.
İsrail’in Walla haber sitesinin aralık ayı başında yayımladığı rapora göre, Ben‑Gvir’in görevine başladığı 2022 yılından bu yana 110 Filistinli hayatını kaybetmiş. Şu anki istatistikler, 9 300’den fazla Filistinlinin — kadın, çocuk ve yaşlılar da dahil olmak üzere — İsrail hapishanelerinde tutulduğunu gösteriyor. Uluslararası gözlemciler, timsahlarla çevrili bir tesisin hem uluslararası hukuk hem de insan hakları normlarına aykırı olduğuna dikkat çekiyor.
İsrail içindeki bazı güvenlik uzmanları, timsahların gerçekten bir kaçış engeli sağlayıp sağlamayacağı konusunda şüphe duyuyor. Bunun yanı sıra, hayvanların insan hakları ihlallerine alet edilmesi etik bir problem olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, bazı sağcı politikacılar Ben‑Gvir’in “güçlü bir mesaj” verdiğini ve terörle mücadelede yenilikçi çözümler sunacağını savunuyor.
İsrail Cezaevi Servisi, Ben‑Gvir’in teklifini “incelemeye alındı” demiş olsa da, bu tür bir projenin hayata geçirilmesi için uzun bir yasal ve idari süreç gerekecek. Uluslararası topluluk ve insan hakları örgütlerinin baskısı, projenin uygulanabilirliğini zorlayabilir. Ancak, Ben‑Gvir’in politikaları genellikle tartışma yaratma amacı taşıdığı için, bu öneri de kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam edecek gibi görünüyor.