
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisinin ekim ayı toplantılarının birinci oturumu, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan başkanlığında Saraçhane’deki İBB Başkanlık binasında gerçekleştirildi. Toplantının gündem dışı bölümünde deprem ve kentsel dönüşüm öne çıktı. MHP’li Meclis üyesi Sultan Aşkın, geçtiğimiz günlerde İstanbul’da da hissedilen Tekirdağ Marmaraereğlisi merkezli sarsıntıyı hatırlatarak, İstanbul’un en önemli sorununun deprem gerçeği ve kentsel dönüşüm olduğunu vurguladı.

Aşkın, milyonlarca insanın can güvenliğinin tehlikede olduğunu belirterek, kentsel dönüşüme yaklaşımın rutin bir hizmet anlayışından çıkarılarak seferberlik ruhuyla ele alınmasının gerektiğini ifade etti. Ancak İBB’nin depreme hazırlık ve kentsel dönüşümdeki performansının bu seferberlik ruhundan uzak olduğunu ve büyük bir endişe kaynağı olduğunu dile getirdi. Kentsel dönüşüme ayrılan bütçe payının yıllar içinde sürekli gerilediğini ve deprem gibi hayati bir sorunun çözümü için ayrılan bütçenin konser, reklam ve tanıtım için ayrılan payların gerisinde kaldığını belirtti.
Aşkın, İBB yönetiminin kentsel dönüşüme yönelik vaatlerini hatırlatarak, aradan geçen zamanda somut konut üretimi ve projelerde ilerleme olmadığını vurguladı. Kentsel dönüşümün temel amacının hız ve güvenilirlik olduğunu ancak İBB yönetimi tarafından bu amaçların rafa kaldırıldığını iddia etti. Riskli yapıların tespitinin tamamlanması, kentsel dönüşüm ruhsat süreçlerinin hızlandırılması ve yeni projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız da İBB’nin stratejik planında yer alan ‘Yaşayan İstanbul’ başlıklı çalışmayı değerlendirdi. Seçimin üzerinden geçen 6 yılda popülist siyaset tarzı ile verilen sözlerin tutulmadığını belirterek, ‘Yaşayan İstanbul’un bir hayal kırıklığına dönüştüğünü dile getirdi.

Yıldız, 2019 seçimlerinden bu yana CHP’nin vaatlerini aktararak, bugüne kadar hangi vaatlerin hayata geçirildiğini sorguladı. Sağlık, spor ve kültür hizmetlerinde hedeflerin gerçekleşmediğini belirtti. Hayvan hakları ve başıboş köpek sorunlarına da değinen Yıldız, İBB’nin toplam bakımevi kapasitesinin 5 bin civarında olduğunu ancak Kısırkaya ve Gümüşdere’deki kapasitenin 5 bin 300’den 2 bin 692’ye düşürüldüğünü kaydetti.
Yıldız, Bağcılar’da yaptıkları çalışmaları anlatarak, ‘2019’da büyük coşkuyla vadedilen ‘Yaşayan İstanbul’, 2025’e geldiğimizde ‘Yavaşlayan İstanbul’a dönüşmüştür. Yaşam kalitesi yükselen değil hızla düşen, en basit belediye hizmetlerinin bile aksadığı, orta ve uzun vadede kenti riskli bir geleceğe hızla sürükleyen bir yönetimle karşı karşıyayız.’ dedi.

İstanbul’un deprem gibi hayati öneme sahip bir sorunun çözümü için kaybedilecek tek bir günü olmadığını vurgulayan Aşkın ve Yıldız, kentsel dönüşüm bütçesinin revize edilmesi ve acil durum önceliğiyle ele alınması gerektiğini belirtti.