
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, Barış Boyun liderliğindeki 363 sanıklı, 135 müşteki içeren dosyada, tarihinin en kapsamlı örgüt soruşturması olarak nitelendirilen bir kararı kamuoyuna duyurdu. Mahkeme, 107 sanığın tutukluluk halinin devamını onaylarken, 40’dan fazla kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Toplam ceza süresi, binlerce yılı aşan bir hapis miktarı oluşturdu.
Sanıkların ağır hapis kararlarını dinlerken, onlarca kişi sandalyeleri eline alarak jandarmaya saldırdı. Jandarma, cop ve biber gazı kullanarak müdahale etti; olayların kontrol altına alınması uzun sürecek bir mücadeleye dönüştü. Duruşma heyeti, güvenlik endişeleri nedeniyle salonu terk etmek zorunda kaldı ve oturum bir ara verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 3 Aralık tarihli açıklamasına göre, Barış Boyun’un örgütü 15‑20 yaş aralığındaki gençleri hedef alarak, ekonomik sıkıntı ve ailevi problemlerden yararlanıyordu. İddianamede, örgütün çocukları para, lüks yaşam ve yurt dışı çıkarma vaatleriyle kandırdığı ve bu gençleri suç faaliyetlerine soktuğu vurgulandı. Ayrıca, çocukların otellerde ve hücre evlerinde uyuşturucu, alkol, hayat kadınları aracılığıyla “mafya” yaşamına maruz bırakıldığı bildirildi.
İddianamede, örgütün gençleri silah ve cephane temininde doğrudan kullandığı; telefon ve bilgisayar uygulamaları üzerinden vahim nitelikte silahların gösterilmesiyle motivasyonlarının artırıldığı belirtildi. Bu durum, çocukların örgüte tamamen itaat etmesini ve suç eylemlerine katılmasını kolaylaştırdı.
Çocuk Suçları Soruşturma Bürosu, 32 ayrı eyleme iştirak eden 23 tutuklu ve 16 adli kontrol altında olan yaş‑küçük 40 şahıs hakkında detaylı bir rapor sundu. Raporda, “suç işlemek amacıyla silahlı örgüte üye olmak”, “kasten öldürmeye teşebbüs”, “nitelikli yağma” gibi ağır suçların yanı sıra “silah kaçakçılığı” ve “sahtecilik” gibi suçların da işlendiği açıkça belirtildi. Çocuk suçları kapsamında, 20 ay ile 75 yıl 6 ay arasında hapis cezası talep edildi.
Olayın ardından insan hakları örgütleri, çocukların suç örgütlerine alenileştirilmesi ve adalet sisteminin gençleri koruma görevine yeterince yanıt verememesi konularında eleştirilerde bulundu. Kamuoyu, mahkeme salonunda yaşanan kaos ve jandarma müdahalesinin görüntülerini sosyal medyada geniş çapta paylaştı; birçok vatandaş, mahkeme güvenliğinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, benzer suç örgütlerinin çocukları hedef almasını önlemek için eğitim ve sosyal hizmetlerin artırılması gerektiğine işaret etti.
Mahkemenin verdiği ağır cezalar, Türkiye’nin suç örgütlerine karşı sıfır tolerans politikasının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Yetkililer, benzer örgütlerin gençleri suistimal etmesini önlemek için “çocuk koruma programları” ve “güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesi” üzerine yeni yasa teklifleri hazırladıklarını duyurdu. Bu adımlar, uzun vadede gençlerin suç örgütlerine yönelmesini engellemek ve toplumsal güvenliği sağlamak amacı taşıyor.