İstihdamda Artış ve İşsizlikte Düşüş Öngörüsü

İstihdamda Artış ve İşsizlikte Düşüş Öngörüsü
Yayınlama: 30.12.2025
6
A+
A-

Cevdet Yılmaz, 2026‑2028 döneminde istihdam ve işsizlik hedeflerini açıkladı.

Orta Vadeli Programın temel hedefleri

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde istihdamın yıllık ortalama 842 bin kişi artması ve işsizlik oranının 2028’de %7,8’e düşmesi hedeflerini kamuoyu ile paylaştı. Yılmaz, bu hedeflerin işgücüne katılım oranlarındaki artışa rağmen sürdürülebilir bir şekilde gerçekleşeceğini vurguladı.

Kasım ayı işgücü verileri ve mevcut durum

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Kasım ayı işgücü istatistiklerine göre, işsizlik oranı %8,6 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, mevsimsel etkilerden arındırılmış bir ölçüm olup, 31 aydır tek haneli seviyelerde seyretmektedir. Aynı dönemde istihdam edilen kişi sayısı bir önceki aya göre 75 bin kişi artarak 32,7 milyon civarına ulaşmıştır. Gençler, kadınlar ve nitelikli işgücü başta olmak üzere, işgücüne katılımı artırıcı politikalar ve beşeri sermayenin niteliğini yükselten programlar öncelikler arasında yer alıyor.

Politika ve programlar

Yılmaz, aktif işgücü programları, mesleki eğitim, girişimcilik destekleri ve stratejik sektörlerde beceri geliştirme gibi adımları OVP’nin temel taşları olarak nitelendirdi. Özellikle emek yoğun sektörlerde istihdamı daha yoğun şekilde desteklemek için yeni teşvik paketlerinin hazırlanması sürecindedir. Yapısal reformlar kapsamında, atıl işgücünü azaltıcı politikaların çok boyutlu bir yaklaşımla ele alınması da gündemde.

Ekonomik ve sosyal etkiler

İstihdam artışı, vatandaşların alım gücünü artırma ve gelir dağılımını iyileştirme hedefleriyle doğrudan ilişkilidir. Yılmaz, “Dezenflasyonla uyumlu, istihdamı destekleyen sürdürülebilir ve kapsayıcı bir büyüme çerçevesinde vatandaşlarımızın alım gücünü artırmayı ve gelir dağılımını iyileştirmeyi amaçlıyoruz” diyerek, ekonomik istikrarın sosyal refaha dönüşmesini vurguladı. Uzmanlar, istihdamın bu seviyede artmasının tüketim harcamalarında ve iç talepte canlanma yaratacağını, aynı zamanda yüksek enflasyon baskısının hafiflemesine yardımcı olacağını belirtiyor.

Gelecek vadede riskler ve fırsatlar

Öte yandan, küresel ekonomik belirsizlikler, enerji fiyat dalgalanmaları ve dış ticaret koşulları gibi faktörlerin istihdam hedeflerine olası etkileri tartışılıyor. İşgücü piyasasının esnekliği ve teknolojik dönüşümün hızı ise uzun vadeli sürdürülebilirliği belirleyecek kritik unsurlar olarak öne çıkıyor. Yılmaz, “Yapısal reformlarla istihdamı güçlendirirken, aynı zamanda atıl işgücünü azaltıcı politikaları çok boyutlu bir şekilde ele alacağız” diyerek, risk yönetiminin de planın bir parçası olduğunu vurguladı.

Sonuç

Özetle, 2026‑2028 döneminde istihdamın yıllık 842 bin kişi artması ve işsizlik oranının %7,8’e gerilemesi hedefi, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal politikalarında yeni bir ivme oluşturmayı amaçlıyor. Bu hedeflerin gerçekleşmesi, hem iç dinamiklerin doğru yönetilmesine hem de dış ekonomik koşulların istikrarlı bir şekilde sürdürülmesine bağlı olacak.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.