Stockholm’un tarihi Konsert Huset binası, 10 Aralık akşamı ışıklarla süslendi ve dünyanın dört bir yanından gelen yaklaşık 3.000 davetli için kapılarını açtı. Törene İsveç Kralı XVI. Carl Gustaf, Kraliyet Ailesi mensupları, Başbakan Ulf Kristersson, bakanlar, siyasi parti temsilcileri ve yabancı devlet başkanları katıldı. Kral, Nobel madalyalarını sunarken, “Bilim ve sanat insanlığın ortak mirasıdır” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Gecenin ilerleyen saatlerinde, Nobel ödüllerinin sahipleri sahneye davet edildi ve her bir alanın temsilcileri kısa bir teşekkür konuşması yaptı. Ödül sahiplerine, Nobel madalyası, diploması ve 11 milyon İsveç kronu değerindeki para ödülü verildi.
Fizik Ödülü: John Clarke, Michel Devoret ve John Martinis, kuantum bilgi işlemindeki çığır açıcı çalışmalarıyla ödüllendirildi. Kimya Ödülü: Susumu Kitagawa, Richard Robson ve Omar M. Yaghi, kristal yapılarının tasarımındaki yenilikleriyle öne çıktı.
Tıp Ödülü: Mary Brunkow, Fred Ramsdell ve Shimon Sakaguchi, immünoloji alanındaki keşifleri sayesinde hastalıklara karşı yeni tedavi yöntemleri geliştirdiler.
Ekonomi Ödülü: Joel Mokyr, Philippe Aghion ve Peter Howitt, uzun vadeli ekonomik büyüme teorileri üzerine yaptıkları ortak araştırma için bir araya getirildi.
Edebiyat Ödülü: Macar yazar Laszlo Krasznahorkai, postmodern anlatım teknikleri ve insan varoluşunun derinliklerine dair eserleriyle ödülü aldı.
Törenin önünde, yaklaşık 100 iklim aktivisti, Nobel törenlerini finanse eden bazı şirketlerin çevreye verdiği zararı protesto etti. “Dünyamızı kirletmeyi durdurun” sloganlarıyla yürüyüş yapan grup, medya tarafından geniş yer buldu.
Ödül töreninin ardından, Stockholm Belediye Binası önünde düzenlenen geleneksel Nobel yemeği sırasında da yeni protestolar başladı. Göstericiler, İsrail’in Gazze’ye yönelik operasyonlarını ve ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri hazırlıklarını eleştiren pankartlar taşıdı. “Gazze’de soykırımı durdurun” ve “Venezuela’ya dokunma” sloganları, hem İsveççe hem de İngilizce olarak bağırıldı.
Filistin bayrakları taşıyan kalabalık, 2025 Nobel Barış Ödülü’nün kazananı Venezuelalı muhalif siyasetçi Maria Corina Machado’ı da protesto etti. Mekân içinde dolaşan bir grup, Machado’nun ödülünü “Donald Trump’a adayan, Venezuela’ya yönelik Amerikan askeri müdahalelerini memnuniyetle karşılayan ve Netanyahu tarafından tebrik edilen bir kadın” olarak nitelendirdi.
Barış Ödülü, her yıl Norveç Barış Konseyi tarafından Oslo’da verilir. Ancak Machado, Oslo’ya katılamadığı için kızı Ana Corina Sosa ödülü devraldı. Machado’nun, Gazze’deki çatışmalara İsrail’i savunması nedeniyle Nobel Komitesi’nden eleştiriler geldi ve bu yıl geleneksel “meşale yürüyüşü” iptal edildi.
Konsey, yaptığı açıklamada, “Ödül sahibi, uluslararası insan hakları standartlarıyla uyumlu değerlere sahip olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, 2025 Nobel töreninin politik gerilimler ve çevresel protestolar açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtiyor. Nobel Komitesi’nin, ödül sahiplerinin seçim sürecinde daha şeffaf bir yaklaşım benimsemesi ve çevre dostu finansman modelleri geliştirmesi bekleniyor.
Özellikle iklim aktivistlerinin ve insan hakları savunucularının seslerinin artması, gelecekteki Nobel törenlerinde daha fazla toplumsal etkileşim ve tartışma yaratacağı öngörülüyor. Törenin sonunda, katılımcılar ve izleyiciler, Nobel ödüllerinin sadece bilimsel ve edebi başarıları değil, aynı zamanda küresel sorumlulukların bir simgesi olduğunu bir kez daha hatırladı.