
İtalya’da, Barış Boyun adlı şüpheli liderin yönettiği ve Türkiye merkezli olduğu iddia edilen bir suç örgütüne bağlantılı olduğu düşünülen dört Türk vatandaşı, Milano savcılığının talebi üzerine 17 Aralık tarihinde gerçekleştirilen ortak polis operasyonu sayesinde gözaltına alındı. “Soruşturmada elde edilen bilgilere göre bu kişiler de aynı Türkiye merkezli suç örgütünün üyeleri” şeklindeki açıklama, operasyona dair resmi bir tutum sergiliyor.

Gözaltına alınanların kimlikleri henüz açıklanmazken, savcılığın uluslararası tutuklama emriyle birinin zaten cezaevinde bulunduğu ve aynı zamanda ciddi suçlamalar (silah ticareti, uyuşturucu kaçakçılığı ve yasa dışı göç organizasyonu) ile yargılanmakta olduğu bildirildi. Operasyona Milano, Roma ve Viterbo gibi şehirlerden toplam yaklaşık 50 polis memuru katıldı; bu da olayın ne kadar geniş bir çerçevede değerlendirildiğini gösteriyor.
Mayıs 2024’te Barış Boyun ve örgüt üyelerinin dahil olduğu 19 kişinin tutuklanması, bu yeni operasyonun temellerini atan bir dizi soruşturmanın sadece bir parçasıydı. O dönemde tutuklananlar arasında, İtalyan vatandaşı Giorgio Meschini da bulunuyordu; kendisi hızlandırılmış yargılamanın ardından dört yıl hapis cezası almıştı. Boyun ise hâlen İtalya’da “sert hapishane rejimi” adı verilen, dış dünyayla iletişimin büyük ölçüde kesildiği koşullarda tutuluyor. Türkiye, Barış Boyun’un iadesini resmi olarak talep ediyor.
Bu yıl içinde, Boyun çetesiyle bağlantılı olduğu iddia edilen başka gözaltılar da gerçekleşti. Şubat ayında Milano’da, çeteyle akraba olduğu söylenen ve dış iletişimini kısa notlarla sürdüğü iddia edilen bir kişi yakalandı; aynı zamanda Ağustos ve Eylül aylarında Viterbo’da ek gözaltılar yapıldı. Bu gelişmeler, Viterbo’ya bağlı Bagnaia köyünde Mayıs 2024’te Boyun’un yakalanmasının ardından “Türk mafyasının İtalya’daki başkenti” olarak anılmasına yol açtı.
İtalyan yetkililer, zanlıların “Türk devletini istikrarsızlaştırmayı ve Avrupa’da toplumsal alarm yaratmayı amaçladığını” belirterek suçların ciddiyetine dikkat çekti. Operasyonun uluslararası bilgi paylaşımı, Avrupa’nın sınır güvenliği ve suçla mücadele politikalarına entegrasyonunu da gözler önüne seriyor. Türkiye’nin iade talebi, iki ülke arasındaki diplomatik ve hukuki diyalogun bir parçası olarak dikkatle izleniyor.