
İzmit Çubuklubala Mahallesi’nde, tarlada çalışan bir vatandaş, ağaçların arasında asılı kalmış bir nesne gördü ve bu nesnenin bir İHA olduğunu anladı. Jandarma birliğinin hızlı müdahalesi sayesinde bölgeye polis ve jandarma ekipleri sevk edildi, olay yeri güvenlik bandıyla çevrelendi ve ilk incelemeler başlatıldı.

İHA’nın kanat açıklığının yaklaşık iki buçuk metre, uzunluğunun ise bir buçuk metre olduğu belirlendi. Cihazın üzerinde çalışır durumda olduğu bildirilen bir kamera bulunuyor ve kanat ve kuyruk kısmında kırmızı bir yıldız benzeri işaretler tespit edildi. Bu işaretler, cihazın üreticisine ya da operasyonel amaçlarına dair ipuçları sağlayabilir.
15 Aralık’ta Milli Savunma Bakanlığı, kontrol dışı bir insansız hava aracının Türk hava sahasına girdiğini ve NATO ile ortak bir operasyon çerçevesinde F‑16’ların devreye alındığını duyurmuştu. Bakanlık açıklamasında, “Karadeniz üzerinden hava sahamıza yaklaşan bir hava izi tespit edildi, rutin prosedürler kapsamında takibe alındı ve güvenli bir bölgeye yönlendirilerek düşürüldü” denildi. 18 Aralık’ta yapılan medya toplantısında ise Bakanlık, savunma sistemlerinin “zafiyet içinde olmadığını” vurguladı ve söz konusu İHA’nın irtifa, sürat ve boyut bakımından tespitinin güç olduğuna işaret etti.
Uzmanlar, kırsal alanlarda düşen bu tür cihazların gözetleme, istihbarat toplama ya da terör örgütleri tarafından kullanılma ihtimaline karşı uyarıda bulunuyor. İHA’nın parçalarının geniş bir alana yayılması, bölgedeki arama çalışmalarını zorlaştırırken, aynı zamanda cihazın menşei ve teknolojik seviyesinin belirlenmesi için laboratuvar analizlerinin tamamlanması kritik önem taşıyor. Yetkililer, benzer olayların önüne geçmek amacıyla hava sahası izleme ve savunma sistemlerinin kapasitesinin artırılması gerektiğini belirtiyor.