Jel ojeler, UV/LED ışığıyla sertleşen bir baz katmanı ve üst kaplama içerir. Kalıcılığı, parlaklığı ve tırnaklarda uzun süre soyulmadan kalabilmesi, özellikle genç kadınlar arasında büyük bir talep yaratmıştır. Ancak bu cazibe, kimyasal içeriklerin fark edilmemesine yol açabilir.

Jel ojelerde sıkça rastlanan ftalatlar (DBP, DEP) ve toluene endokrin sistemini bozabilen maddelerdir. Endokrin bozucular, hormon dengesini değiştirerek yumurtalık rezervinde azalmaya, adet döngüsünde düzensizliklere ve hatta erken menopoz belirtilerine yol açabilir. Formaldehit ise Dünya Sağlık Örgütü tarafından kanserojen kabul edilen bir bileşen olup, yüksek maruziyet durumunda yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceği gösterilmiştir.
Jel oje uygulamalarında kullanılan UV/LED cihazları, düşük dozda UV‑A ışığı yayar. Bu ışık cilt yaşlanmasını tetiklerken, hücresel DNA’ya zarar vererek potansiyel olarak genetik mutasyonlara neden olabilir. Uzman Dr. Nur Dokuzeylül Güngör, “Kesin bir kanıt olmasa da, uzun vadeli ve sık maruziyetin hormon dengesini bozabileceği ve dolaylı olarak kısırlığa katkı sağlayabileceği” uyarısında bulunuyor.
Gebelik hazırlığı sürecindeki kadınlar, endokrin bozucu maddelere özellikle hassas bir dönemden geçer. Ftalatlar yumurta kalitesini düşürürken, formaldehit mitokondriyal fonksiyonları zorlayabilir. Dr. Güngör, tüp bebek tedavisi gören ya da düşük yumurta rezervi olan kadınların kimyasal maruziyetini 2‑3 ay azaltmalarını öneriyor. Ayrıca uygulama ortamının iyi havalandırılması ve içerik analizi yapılmış ürünlerin tercih edilmesi kritik.
Jel oje kullanmak istemeyenler için klasik oje, akrilik tırnak gibi seçenekler mevcuttur. Eğer jel oje tercih edilecekse, aşağıdaki önlemler riskleri azaltabilir:
• Haftada bir veya iki kez sınırlı kullanım.
• UV/LED ışığına maruziyeti azaltmak için güneş koruyucu krem veya UV filtresi içeren eldiven kullanmak.
• Kimyasal içeriği düşük ürünleri seçmek; özellikle ftalat ve toluen içermeyen formüller tercih edilmeli.
• Uygulama sonrası elleri iyice yıkamak ve tırnak derisini nemlendirmek.
Uzmanlar, nadiren jel oje kullanmanın çoğu kadın için büyük bir tehdit oluşturmadığını, ancak yıllar süren ve yoğun bir kullanımın üreme sağlığı üzerinde ciddi bir risk yaratabileceğini vurguluyor. Bilinçli tercih ve düzenli kontrol, bu riskin önüne geçmenin en etkili yolları arasında yer alıyor.