Kahramanmaraş’ta Kadın Cinayeti: Aile Adalet İstiyor

Kahramanmaraş’ta Kadın Cinayeti: Aile Adalet İstiyor
Yayınlama: 17.12.2025
3
A+
A-

22 yaşındaki Sultan Değirmenci’nin cinayeti, Kahramanmaraş’ta şiddet mağduru kadınların sesini daha da yükseltti.

Olayın Detayları

Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde Tekerek Mahallesi Piri Ahmetoğlu Sitesi girişinde, 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Sultan Değirmenci, eski erkek arkadaşı İ.T.K. (23) tarafından silahla vurularak hayatını kaybetti. Şüpheli, 46 ADN 340 plakalı otomobille olay yerinin otoparkına girmeye çalışan Sultan’ı vurduktan sonra kaçtı.

Sağlık ekiplerinin olay yerine intikal etmesiyle genç kızın hayatını kaybettiği belirlendi. Olayı gören ve kaçan şüpheli kısa sürede polis ekipleri tarafından yakalandı, tutuklandı ve cezaevine gönderildi. Sultan’ın cenazesi otopsi işlemlerinin ardından üç gün önce düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı.

Aile ve Yakınlarının Açıklamaları

Sultan’ın teyzesinin oğlu Fatih Sakınmaz, "Bu olayın bir daha tekrarlanmaması, kadınların bir daha şiddete maruz kalmaması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını ve sorumluların en ağır cezayı almasını talep ediyoruz" dedi. Sakınmaz, şüphelinin olay sırasında uyuşturucu ve alkol etkisi altında olduğunu, kanında yüksek oranda bu maddelerin tespit edildiğini vurguladı.

Ayrıca, "Şüpheliyi koruyan denetimli serbestlik kararları, mağdurların ve ailelerin haklarını hiçe saymaktadır" şeklinde eleştirilerde bulundu. Aile yakınları Hasan İrget, Mehmet Çanga ve Abdullah Çanga da şüphelinin "en ağır şekilde cezalandırılmasını" ve "devletin gereken adımları atmasını" ısrarla talep etti.

Toplumsal Yankılar ve Kadına Yönelik Şiddet

Sultan’ın ölümü, Türkiye genelinde artan kadına yönelik şiddet vakalarına bir kez daha ışık tuttu. 2023 yılında Türkiye’de kadına yönelik cinayet sayısı 1.200’ü aşarken, Kahramanmaraş gibi illerde bu tür olayların önlenmesi için güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesi ve kadın koruma mekanizmalarının etkinleştirilmesi gerektiği tartışılıyor.

Kadına şiddetle mücadele eden sivil toplum kuruluşları, mahkeme kararlarının gecikmesi ve şüphelilerin hafif cezalara çarptırılması konularında reform çağrısı yapıyor. Uzmanlar, "Erkekler arasındaki kontrol ve sahiplenme davranışları, şiddetin en belirleyici faktörlerinden biridir" diyerek, eğitim ve bilinçlendirme programlarının önemine dikkat çekiyor.

Bu trajik olay, hem yerel hem de ulusal düzeyde “kadınların yaşam hakkı” konusunun ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Adli Süreç ve Beklenen Sonuç

Şüpheli, olay sonrası çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aile, mahkeme sürecinin hızlı ve adil bir şekilde sonuçlanmasını, şüphelinin örnek bir ceza almasını ve benzer suçların önlenmesi için önleyici tedbirlerin hayata geçirilmesini istiyor.

Bu davanın, Türkiye’deki kadına yönelik şiddetle mücadele politikalarına bir dönüm noktası olabileceği ve “sürmanşet” hâline dönüşebileceği düşünülüyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.