
Karşıyaka Spor Kulübü, 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu kapsamında yöneticilerin kulübün kamu borçlarından kişisel olarak sorumlu tutulmasıyla birlikte, yeni yönetici bulmakta ciddi zorluklar yaşıyor. Ağır borç yükü ve sponsor bulunamaması, kulübün mali dengesini tehdit ederken, bu durum yönetim krizi olarak nitelendiriliyor.

İzmir’in 113 yıllık spor mirasının bir parçası olan Karşıyaka, Altay ile birlikte hâlâ dernek statüsünde yönetilen iki eski kulüpten biri. Uzun yıllardır dernek yapısında faaliyet gösteren kulüp, bu statünün getirdiği sınırlamaları ve finansal kısıtlamaları aşmak için yeni adımlar atıyor.
Camianın güçlü isimleri yeni dönemde divan kuruluna katılacak. Yeşil‑kırmızılılar, yönetim kulübünün sportif faaliyetleri sürdürürken, divan kurulunun finansal destek, tesisleşme ve kurumsallaşma projelerini yöneteceği bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Bu yeni yapı, kulübün geleceğe yönelik yol haritasını çizmeye odaklanacak.
Karşıyaka, yıllardır tartışılan şirketleşme sürecini yasaya uygun şekilde hayata geçirmeyi planlıyor. İlk adım olarak basketbol şubesinin şirket statüsüne geçmesi hedefleniyor. Bu süreçte aidatını ödemeyen üyelerden temizlenmesi ve tüzükte gerekli değişikliklerin yapılması kritik öneme sahip.
12 Ocak’ta gerçekleştirilecek tüzük kongresi, kulübün tüzüğündeki ilgili maddeleri yenileyecek. Özellikle üye süresi şartı 25 yıldan 15 yıla indirilecek ve aidat ödemeyen üyeler üyelikten çıkarılacak. Kongre öncesi Salı günü camiaya bilgilendirme toplantısı düzenlenerek planlar paylaşıldı.
“Bu adımlar kulübün sürdürülebilirliği açısından hayati” şeklinde konuşan yerel spor yorumcusu, yeni divan kurulunun mali disiplin ve uzun vadeli yatırım stratejileriyle kulübün tekrar ayakta durmasını sağlayacağını belirtti. Taraftarlar ise, şirketleşme sürecinin şeffaf ve adil yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Karşıyaka’nın yeni yönetim stratejileri, hem finansal istikrarı sağlamak hem de spor başarılarını sürdürülebilir kılmak adına kritik bir dönemeç oluşturuyor. Divan kurulunun etkin çalışması ve şirketleşme sürecinin başarıyla tamamlanması halinde, kulübün rekabet gücü ve marka değeri artarak İzmir spor sahnesinde daha güçlü bir konuma gelmesi bekleniyor.