
Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi, 14. kattaki trajik düşüşün ardından açılan “kadına karşı kasten öldürme” davasında, sanık S.Ö.’nin beraatına karar verdi. Mahkeme, delillerin yetersizliğini ve olayın intihar şüphesiyle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

27 Şubat 2025 tarihinde, Kuzeykent Mahallesi Kazım Karabekir Caddesi’ndeki bir sitede, 30 yaşındaki Eser Mumcuoğlu, apartmanın 14. katından düşerek hayatını kaybetti. Olay yerinde bulunan güvenlik kameraları ve komşuların ifadeleri, düşüşün ani bir kazadan ziyade planlı bir hareket olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
S.Ö., aynı evde ikamet ediyor ve olay anında Eser ile birlikte alkol almıştı. Emniyet müdürlüğü, S.Ö.’yu gözaltına alarak tutukladı ve ağır ceza mahkemesine sevk etti. Duruşma sırasında, S.Ö. ve avukatı tutuksuz yargılanarak mahkeme salonunda hazır bulundu.
Mahkeme salonunda, S.Ö. son kez savunmasını yaptı: “Mütalaayı kabul etmiyoruz. Hayatımın hiçbir aşamasında bir kadına ne de bir canlıya zarar vermedim. Önceki beyanlarımı tekrar ediyorum, beraatımı talep ediyorum.” Avukatı ise, Eser’in olay günü bir not bıraktığını, sosyal medyada ölümden bahsettiğini ve telefonunda ölüm sonrası organ bağışı isteği gibi delillerin intihar eğilimini gösterdiğini savundu. Avukat, “Dosyada müvekkilimizin cinayet işlediğine dair tek bir delil dahi yoktur.” diyerek beraat talebinde bulundu.
Eser’in ailesinin avukatı ise, “Bu dosya basit bir intihar dosyası değildir. Eser psikolojik şiddet ve travma yaşamıştır. Olay günü sabah başlayan tartışma akşama kadar sürdü. Eser, hazırladığı yemeği S.Ö. yememiş, ardından ilaç almış ve bu durum nişanlısı tarafından gözlemlenmiştir.” şeklinde ifadeler kullandı. Ayrıca, “Eser’in notunda ‘her şeyden S.Ö. sorumludur’ yazıyor.” ve “Deliller manipüle edilmiş olabilir.” iddialarını ortaya attı.
Mahkeme heyeti, savunma ve delillerin titiz bir şekilde incelenmesinin ardından, S.Ö.’nün “kadına karşı kasten öldürme” suçundan beraatına karar verdi. Hakim, “Olayın intihar şüphesiyle değerlendirilmesi, mevcut deliller ışığında en makul sonuçtur.” açıklamasını yaptı.
Bu karar, Kastamonu ve çevre illerde kamuoyunda geniş bir tartışma yarattı. Sosyal medyada, adalet sisteminin şeffaflığı, intihar vakalarında delil toplama yöntemleri ve psikolojik destek hizmetlerinin önemi üzerine yoğun yorumlar yapıldı. Uzmanlar, benzer vakalarda daha kapsamlı psikiyatri raporlarının ve adli tıp incelemelerinin gerekliliğine işaret etti.