
Kayseri Ticaret Odası tarafından düzenlenen “Türkiye Ekonomisi’nin Nabzı 2025 Analizi ve 2026’ya Bakış” panelinde KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, şehrin ekonomik dönüşüm yol haritasını detaylandırdı. “Dünya ekonomisinde öngörülebilirliğin azaldığı, jeopolitik risklerin ticareti zorlaştırdığı ve korumacı politikaların yükseldiği bir dönemde, Kayseri üretim gücünü bölgesel bir kalkınma modeline dönüştürecek.” diyerek hedeflerini net bir dille ifade etti.

Gülsoy, 2026 yılında “sadece üretmek” değil, “akıllı üretmek” ve “dijital satmak” gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, yapay zeka, robotik süreç otomasyonu ve e‑ticaretin bir lüks değil, rekabetin can damarı hâline gelmesi gerektiğini belirtti.
Kayseri TEKMER ile birlikte hayata geçirilecek Teknoloji ve İnovasyon Kampüsü, 2026 vizyonunun kalbinde yer alıyor. Proje, araştırma‑geliştirme (Ar‑Ge) merkezleri, start‑up hızlandırıcıları ve sektör‑üniversite iş birliği laboratuvarlarıyla şehrin inovasyon ekosistemini güçlendirecek. Gülsoy, “Bu kampüs, Kayseri’nin üretim altyapısını geleceğin dijital ve yeşil ekonomisine entegre edecek” diyerek projenin stratejik önemine değindi.
KTO’nun koordinatörlüğünde yürütülen Üretim ve İhracatta Dönüşüm programı, 2026 yılında 500’ün üzerinde firmayı sahada ziyaret ederek kapsamlı bir analiz yapacak. Bu analizler, üretim hatlarından ihracat kabiliyetlerine, kurumsallaşmadan insan kaynağı yapılarına kadar çok boyutlu veri toplayacak ve Kayseri Üretim ve İhracat Stratejik Eylem Planının hazırlanmasına temel oluşturacak. Programın sonuçları, İl İhracatı Geliştirme Üst ve Alt Kurullarıyla birlikte sahada uygulanacak.
Gülsoy, Erciyes Dağı’nı “Şehrimizin vitrini” olarak nitelendirerek, turizmin üretimle entegrasyonunun önemine değindi. 2024 yılında 2,75 milyon yerli ve yabancı turisti ağırlayan dağ, 2026’da 3 milyon ziyaretçi hedefiyle yıllık yaklaşık 250 milyon Euro ekonomik katkı sağlayacak. Erciyes‘in modern kayak altyapısı, uluslararası standartlara uygun tesisleri ve kış turizmi potansiyeli, Kayseri’nin marka değerini küresel ölçekte yükseltecek.
Kayseri, 6 bin yıllık ticari geçmişi, 4 bin 500 yıllık İpek Yolu rotası üzerindeki konumu ve 100 yıla yakın sanayi tecrübesiyle Anadolu’nun ekonomik omurgasını oluşturuyor. Şehir, 5 üniversite, 4 Organize Sanayi Bölgesi ve bir serbest bölgeyle yılda yaklaşık 4 milyar dolar ihracat ve 1,6 milyar dolar ithalat gerçekleştiriyor. İlk tıp okulu Gevher Nesibe Medresesi, Kültepe‑Kaniş Karum’u ve 1926’da kurulan ilk tayyare fabrikası gibi tarihi ilkler, şehrin yenilikçi ruhunun köklerini oluşturuyor.
Gülsoy, “2026 yılı, dezenflasyon sürecinin meyvelerini verdiği, öngörülebilirliğin arttığı ve yatırım için finansal kolaylıkların sağlandığı bir yıl olmalı” diyerek hükümetin makroekonomik politikalarına destek verdi. Aynı zamanda, yerel iş dünyasının beklentisinin net olduğuna, özellikle vergi indirimleri, kredi erişimi ve Ar‑Ge teşviklerinin artırılmasına odaklandığına vurgu yaptı.
Kayseri’nin bu çok katmanlı vizyonu, üretim, ihracat, teknoloji ve turizmi bir arada yükselterek “Orta Anadolu Üretim Havzası”nın merkezi konumuna taşımayı amaçlıyor. Şehrin güçlü geçmişi, dinamik bugünü ve ileriye dönük planları, bölgenin ve ülkenin ekonomik geleceğine yön verecek bir model sunuyor.