
Obezite, küresel ölçekte en önemli halk sağlığı sorunlarından biri konumunda. Doç. Dr. Salih Tokmak, “Obezite, kanser ve kardiyovasküler hastalıklarla birlikte ölümlerin başında geliyor; ülkemizde nüfusun üçte ikisi aşırı kilolu, yarısı ise obez” diyerek durumun ciddiyetine vurgu yaptı.

Endoskopik obezite tedavileri, kesi gerektirmeyen bir endoskopik cihazla mide küçültülerek gerçekleştirilir. İşlem 15‑20 dakika sürer, düşük düzeyde sedasyon altında yapılır ve hastalar aynı gün taburcu olabilir. Uzmanlar, bu yöntemin %25‑30’a varan kalıcı kilo kaybı sağladığını belirtiyor.
Özellikleri:
Zayıflama iğneleri: Evde uygulanabilir, %15 kadar kilo kaybı sağlar ancak yan etkileri ve uzun vadeli sürdürülebilirlik sorunları vardır.
Tüp mide ameliyatı: %35‑40 kalıcı kilo kaybı sağlasa da kesiler, dikişler ve ciddi komplikasyon riskleri içerir; kronik hastalığı olanlar için uygun değildir.
Bu yöntem, cerrahi bariatrinin yerini alabilecek bir alternatif olarak öne çıkıyor. Özellikle vücut kitle indeksi (BMI) 35‑40 olan hastalar için idealdir; aynı zamanda BMI 30‑35 aralığındaki, hafif kilolu ama kilo vermekte zorlanan hastalar için de kullanılabilir.
Genç ya da yaşlı, estetik ya da sağlık amaçlı kilo kaybı hedefleyen hastalar, düşük riskli bir seçenek olarak bu yöntemi tercih edebilir.
Güncel araştırmalar, endoskopik tedavilerin uzun vadede %25‑30 kalıcı kilo kaybı sağladığını ve hastaların kilo geri alımı riskinin çok düşük olduğunu gösteriyor. Bu da obezite cerrahisinin alanının daralacağı öngörüsünü destekliyor. Uzmanlar, erken teşhis ve kesisiz, düşük riskli müdahaleler sayesinde obezitenin toplum sağlığı üzerindeki yükünün azaltılabileceğini vurguluyor.