
Kilis’te doğup büyüyen Cuma Yıldız, Türk Bayrağına duyduğu büyük sevgi sayesinde yorgancılık mesleğine yöneldi. 1979 yılında, ay yıldızlı motifleri yorganların üzerine işleyerek, hem geçimini sağladı hem de bu neredeyse unutulmaya yüz tutmuş sanatın geleceğini güvence altına almaya çalıştı.

Yıldız, “Mesleğimiz güzel bir meslek ancak çırak yetişmediği için her geçen gün zorlaşıyor” diyerek, yorgancılığın karşı karşıya olduğu riskleri gözler önüne serdi. 1990’lı yıllarda Türkiye’nin dört bir yanına yorgan gönderilen kilisli ustalar, bugün aynı talebi bulmakta zorlanıyor. “Eskiden kafileler gelirdi; şimdi ise ilgi oldukça azaldı” ifadeleriyle sektördeki çöküşe işaret ediyor.
Cuma Yıldız, yaklaşık 30 çırak yetiştirdiğini, ancak bugün tek başına çalıştığını belirtti. “Gençlerin bu mesleğe ilgisi kalmadı. Bizden sonra usta kalmadı. Çocuklar bir ustanın yanında yetişirse, ileride ellerinde bir meslek olur” diyerek, geleneksel çıraklık sisteminin yeniden canlandırılması gerektiğini vurguladı.
Yıldız, “Kilis yorganının mutlaka tanıtılması gerekiyor, ancak bu şekilde sektör yeniden canlanır” diyerek, yerel ürünlerin tanıtımının mesleğin ayakta kalması için kritik olduğunu ifade etti. Bölge turizmi ve kültürel miras projeleriyle iş birliği yapılması halinde, ay yıldızlı yorganların hem iç piyasada hem de yurt dışı pazarında yeni bir soluk bulabileceği öne sürülüyor.
“Türk Bayrağı kendi milletimizin, kendi vatandaşımızın gururudur. Kalbimizde yeri olan bir bayraktır” diyen Yıldız, bu duyguyu her dikişte, her motifte yaşatıyor. Bayrağın renkleri ve sembolleri, yorganlara işlenirken, sadece bir süsleme değil, aynı zamanda bir kimlik ifadesi olarak ortaya çıkıyor.