
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, kiracının kira bedelini ev sahibinin eşine yatırdığı ancak bu kişiye yönelik yazılı bir yetkilendirme bulunmadığını tespit etti. Bu durum, kira borcunun hâlâ geçerli olduğunu ve kiracının sorumluluğunun devam ettiğini gösterdi.

Mahkeme, ödeme yetkilendirmesinin eksik olduğu hallerde yapılan ödemelerin hukuken geçersiz sayılacağını, dolayısıyla kiracının borcunu ödemiş sayılmayacağını belirtti.
Karar yalnızca tahliyeyi kapsamadı; kiracının borca itirazının haksız bulunması nedeniyle icra inkar tazminatı ödemesine de hükmedildi. Böylece kiracı, kira borcunun yanı sıra faiz ve ek tazminat yükümlülüğüyle de karşı karşıya kaldı.
NTV’de yer alan habere göre, uzmanlar kiracıların benzer mağduriyetler yaşamaması için ödeme yapılacak kişinin mutlaka kira sözleşmesinde açıkça belirtilmesi ya da yazılı bir yetkilendirme belgesi düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde, kira düzenli olarak ödenmiş gibi görünse bile, bu ödemeler “yapılmamış” sayılabilir ve tahliye süreci kaçınılmaz hale gelebilir.
Bu karara benzer şekilde, farklı illerde de benzer kararlar verilmiştir. Örneğin, Ankara’da bir mahkeme de kiracının kira bedelini ev sahibinin annesine ödemesi ve yetkilendirme eksikliği nedeniyle aynı sonuca ulaşmıştır. Bu tür içtihatlar, kiracıların ödeme sürecinde dikkatli olmaları gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.
1. Kira sözleşmesinde ödeme alacaklısı kesin bir şekilde belirtilmelidir.
2. Ev sahibinin eşine, kardeşine veya diğer yakınlarına ödeme yapılacaksa, yazılı bir vekaletname düzenlenmelidir.
3. Ödeme dekontları, banka hareketleri ve yetkilendirme belgeleri dosyada saklanmalıdır.
4. Herhangi bir belirsizlik durumunda, avukata danışmak riskleri azaltır.
Bu adımlar, kiracının haksız tahliye ve ek tazminat riskini minimize edecektir.