
KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir Emlak Danışmanları Birliği Başkanı Zeynal Biçici, 2025 yılı itibarıyla emlak ilanlarında yetki belgesi doğrulamasının zorunlu olacağını duyurdu. Bu yeni uygulama, kiralık, satılık konut ve satılık arsa ilanlarının yalnızca yetkilendirilmiş emlak danışmanları tarafından verilebilmesini sağlayacak.

Biçici, “Bu düzenleme, portföy disiplinini sağlamayı, sahte ilanların önüne geçmeyi ve mal sahiplerini korumayı amaçlıyor” diyerek, sektörde uzun süredir tartışılan ‘sarı sayfa’ sorununun da bu adımla büyük ölçüde ortadan kalkacağını belirtti.
Başkan, Ticaret Bakanlığı tarafından verilen yetki belgesinin artık ilan süreçlerinde temel kriter olacağını vurguladı. “Bugüne kadar ilanlar, yetki belgesi olmadan da portalda yayınlanabiliyordu; bu durum aldatıcı ve haksız rekabete yol açıyordu” şeklinde konuştu.
Yeni sistemde, ilan verme süreci e-Devlet üzerinden yapılacak yetkilendirme adımıyla tamamlanacak. Bu sayede, “Hiç kimse, mal sahibinden yetki almadan ya da e‑Devlet üzerinden yetkilendirilmeden ilan veremeyecek” diye ekledi Biçici. Böylece hem vatandaş mağduriyetleri azaltılacak hem de sektörde güven ortamı artırılacak.
Uygulamanın ülke genelinde emlak sektöründe daha şeffaf ve denetlenebilir bir yapı oluşturması hedefleniyor. Uzmanlar, bu adımın özellikle büyükşehirlerdeki spekülatif alım‑satım işlemlerinin önüne geçebileceğini ve kredi değerlendirmelerinde de daha sağlıklı veri akışı sağlayacağını belirtiyor.
İstanbul ve Ankara’da da benzer düzenlemelerin hayata geçirilmesi planlanıyor. Emlak danışmanları, yeni prosedürlerin e‑Devlet entegrasyonu sayesinde kısa sürede alışkanlık haline geleceğini ve piyasa istikrarını olumlu yönde etkileyeceğini öngörüyor.
Kırşehir’de bu karar, yerel yönetimin kentsel dönüşüm ve konut piyasası politikalarıyla da uyumlu bir adım olarak görülüyor. İlgili birimler, denetim mekanizmalarını güçlendirecek ve ihlal edenlere ağır cezai yaptırımlar uygulanacağını duyurdu.
Bu yeni düzenleme, emlak sektöründeki güven krizini kırmayı ve tüketicileri sahte ilanların tuzağından korumayı amaçlayan kapsamlı bir stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor.