
Samsun’un Atakum ilçesinde, 8 Nisan 2025 gecesi Tuba Günaydın (34) adlı öğretmen, annesi Sultan Günaydın (61) tarafından banyoda boğularak öldürüldü. Olayın ilk bildirimi, komşularının anneden gelen “kızım banyoda hareketsiz, bilekleri kesik” şeklindeki çığlıklarıyla gerçekleşti. “Kızım bana saldırdı, ittim, düşürdüm” şeklinde itiraf eden Sultan, intihar süsü vermek amacıyla kızının bileklerini kestiğini iddia etti.

Olay yerinde yapılan ilk incelemede intihar şüphesi öne çıkmış, ancak otopsi raporunda boğulmaya bağlı boyun kırıkları tespit edilince suç cinayet olarak sınıflandırıldı.
Mahkeme, annesini tutuklayarak cezaevine gönderdi ve dava Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sultan Günaydın, ikinci duruşmasına Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı ve suçunu kabul etti. Duruşmada, savcı “öz kızını öldürmek” suçundan TCK’nın 82/1‑d‑e‑f ve 53. maddeleri kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis talebinde bulundu.
Savcı, anne‑kız ilişkisindeki istismar, psikolojik şiddet ve mağdurun özel durumunu (görme ve kısmi felç rahatsızlığı) göz önünde bulundurarak cezanın en ağır seviyede verilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, benzer vakaların önüne geçilmesi için aile içi şiddetle mücadele politikalarının güçlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
Olay, sosyal medyada geniş yankı buldu; pek çok kullanıcı kadın hakları örgütlerinden ve psikologlardan tepkiler aldı. Uzmanlar, aile içi şiddetin erken tespit edilmesi ve destek mekanizmalarının etkinleştirilmesi gerektiğini, özellikle engelli bireylerin korunmasının yasal çerçevelerle daha da güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Bu tür trajik olaylar, sistemin zayıf yönlerini ortaya koyuyor,” diyen bir aile terapisti, devletin sosyal hizmet ağlarını yeniden yapılandırması çağrısında bulundu.
Mahkemenin sonraki duruşması için yeni bir tarih belirlendi ve savunma avukatının ek süre talep etmesi üzerine süreç uzatıldı.