Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar eşliğinde, Lefkoşa’da BM İyi Niyet Ofisi’nde bir araya geldi. Görüşme, Kıbrıs’ın uzun süredir devam eden bölünmüşlüğüne çözüm bulmak amacıyla karşılıklı güveni artırıcı adımlar atma kararlılığıyla başladı.

Toplantının en önemli gündem maddelerinden biri, geçiş kapılarındaki personel sayısının artırılması konusuydu. Liderler, Metehan Sınır Kapısı’nda başlatılan yol genişletme çalışmalarının birkaç ay içinde tamamlanacağını ve bu süreçte güvenlik personelinin sayısının artırılacağını kararlaştırdı. Bu karar, iki toplum arasındaki hareket özgürlüğünün güçlendirilmesi ve ekonomik entegrasyonun hızlandırılması açısından kritik bir adım olarak değerlendirildi.
Yeni geçiş kapıları açılması, Hellim meselesi ve Haspolat Atık Su Arıtma Tesisi’ndeki boru hatlarının döşenmesi de ayrıntılı olarak ele alındı. Erhürman ve Hristodulidis, bu projelerin en kısa sürede somut anlaşmalara dönüştürülmesi konusunda tam bir uzlaşı içinde olduklarını vurguladı. Özellikle Hellim konusundaki ilerleme, iki tarafın da ortak turizm potansiyelini artırma ve bölgesel istikrarı pekiştirme hedefiyle örtüşüyor.
Taraflar ayrıca, Kıbrıs sorununun çözümünün BM Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde siyasi eşitlik temelinde gerçekleşmesi gerektiği konusunda net bir ortak görüşe vardılar. Bu bağlamda, güven artırıcı önlemlerin geçici bir araç olduğu, asıl çözümün siyasi müzakerelerle sağlanacağı bir kez daha altı çizildi.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, iki liderin taahhütlerini takdir ederek, geniş formatlı gayriresmi bir sonraki toplantıyı organize edeceğini duyurdu. Bu toplantının, mevcut temkinli atmosferi daha da iyileştirerek somut anlaşmalara zemin hazırlaması hedefleniyor. Erhürman ve Hristodulidis, bu süreçte Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların yararına somut çözümler üretmek için çalışmaya devam edeceklerini belirttiler.
Görüşmenin sonunda, iki lider düzenli ve sık aralıklarla bir araya gelmeye hazır olduklarını ve temsilcilerinin toplantı takvimini sürekli güncelleyeceklerini ifade ettiler. Bu, uzun vadeli bir diyalog mekanizmasının kurulması açısından önemli bir sinyal olarak yorumlandı.
Görüşme öncesinde Erhürman ve Hristodulidis, Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) antropoloji laboratuvarını ziyaret ederek, komitenin insani çalışmalarına duydukları takdiri dile getirdiler. Komitenin yürüttüğü araştırmaların siyasi müdahalelerden uzak tutulması gerektiği vurgulandı; böylece KŞK’nin çalışmaları, Kıbrıs toplumu içinde bir “güven köprüsü” olarak kalmaya devam edecek.
Son olarak, gömü yerlerine ilişkin bilgi sahibi olan herkesin bu bilgileri KŞK ile paylaşması çağrısı yapıldı ve gizlilik ilkesinin kesinlikle korunacağı bir kez daha bildirildi. Bu adım, insan hakları ve ailelerin hak arayışının siyasi gerilimlerden ayrı tutulması gerektiğine dair güçlü bir mesaj içeriyor.