Mimar Sinan Mahallesi’nde bulunan tesis, 8 Kasım akşamı ani bir alevlenme ile sarsıldı. Yangın kısa sürede kontrol altına alınamadan geniş bir alana yayıldı ve 7 çalışan hayatını kaybetti:
Şengül Yılmaz (55), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17), Cansu Esatoğlu (16), Esma Gikan (52) ve Hanım Gülek (52) olay yerinde yaşamını yitirdi. Vardiya amiri Tuncay Yıldız ise ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı; 15 Kasım’da tedavi gördüğü hastaneden hayatını kaybetti.

Yangının çıkış nedeni halen araştırılıyor. Yetkililer, tesisin yıllardır sigortasız ve kaçak işçi çalıştırdığı iddialarını doğrulamak için belge incelemeleri ve sahadan fotoğraf çekimlerini sürdürüyor. Çevredeki komşular, yangın sırasında dumanın yoğunluğunu ve çığlıkları hatırlayarak, olayın önlenebilir bir ihmal olduğunu belirtiyorlar.
Avukat Mürsel Ünder ve ölenlerin yakınları, SGK Kocaeli İl Müdürlüğü binasına gelerek yetkililerle bir araya geldi ve medya mensuplarına uzun bir açıklama yaptı. Ünder, “34 gün önce çocuklar ve kadınlar vahşice katledildi” diyerek, olayın sadece bir iş kazası olmadığını, sistematik bir denetimsizlik ve sorumsuzluk olduğunu vurguladı.
Ünder’in dilekçesinde yer alan başlıca talepler şunlardı:
1. Olayın tüm sorumlularının yargılanması
2. İş güvenliği denetimlerinin bağımsız bir birim tarafından yapılması
3. Çocuk ve göçmen işçi çalıştırmanın kesin olarak yasaklanması
4. Sigortasız çalışanların tespit edilmesi ve cezai yaptırımların uygulanması
Ünder, “Gün gün kapı kapı aşındırarak, uzun yıllar da sürse, ne kadar bizi uğraştırsa da hepimiz bir araya geldik ve kenetlendik. Bunun hesabını soracağız ve sorumluların takipçisi olacağız” diyerek mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.
Yangın sonrası Dilovası Belediyesi Başkan Yardımcısı Necati Temiz, Zabıta Müdürü Nizamettin Balcı ve zabıta memurları Cengiz Taşdemir, Tekin İlaslan ve Ömer Kocabay, SGK Kocaeli İl Müdürü ve ilgili diğer birim yöneticileriyle birlikte olay yerinde bulundular. Bir personel açığa alınmış, diğer yöneticiler ise soruşturma kapsamında ifadeye çağrılmıştı.
İlçe belediyesi, olayın ardından işçi güvenliği denetim komitesi oluşturdu ve bölgede faaliyet gösteren tüm atölye ve fabrikaların denetimini iki hafta içinde tamamlamayı taahhüt etti. SGK ise, “Tüm süreç şeffaf bir şekilde yürütülecek ve mağdurların hakları en kısa sürede sağlanacaktır” diyerek kamuoyuna güven verdi.
Soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alındı. Bu şüpheliler arasında tesisi sahibi Kurtuluş Oransal ve oğlu da bulunuyordu. Tutuklamalar şu şekilde gerçekleşti: 7 şüpheli tutuklanmış, 4’ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Ancak Oransal, 30 Kasım’da Kandıra Cezaevi’nde geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti. Bu gelişme, davanın seyrini karmaşık bir hâle getirdi ve ailelerin tepkisini artırdı.
İlçe savcılığı, “İşverenin sorumluluğu, iş güvenliği standartlarını ihmal etmesi ve kaçak çalıştırma uygulamalarını sürdürmesi nedeniyle ağırlaştırılmıştır” açıklamasını yaptı ve davanın yargılamasının hızlandırılacağını duyurdu.
Yangın sonrası Kocaeli’de ve tüm ülkede işçi hakları örgütleri büyük protestolar düzenledi. İbrahim Esatoğlu (Cansu Esatoğlu’nun babası) ve Emine Bulut (Şengül Yılmaz’ın kız kardeşi) gibi yakınlar, “34 gündür hiçbir yerden cevap alamıyoruz” diyerek, yetkililerin somut adımlar atmasını talep etti.
Uzmanlar, benzer fabrikaların denetim raporlarını inceleyerek, özellikle “kaçak işçi çalıştırma” ve “sigortasız istihdam” konularında acil yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini belirtiyor. Bu süreç, Türkiye’nin iş güvenliği ve sosyal güvenlik politikalarının yeniden gözden geçirilmesi için bir dönüm noktası olarak görülüyor.
İlgili kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle, benzer trajedilerin önüne geçilmesi, mağdurlara adalet sağlanması ve işçi haklarının korunması hedefleniyor.