DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM’de gerçekleştirdiği basın toplantısında, “Bu rapor yalnızca DEM Parti’nin raporu değildir; milyonların talebinin bir yansımasıdır” diyerek, ülkenin yeni bir zaman, yeni bir dönem ve yeni bir Türkiye’ye doğru ilerlemesi gerektiğini belirtti.

Koçyiğit, “Çatışmasızlığın kalıcı olması için TBMM’nin acilen bir demokratik entegrasyon ve ‘Barış Yasası’ çıkarması gerekmektedir” ifadesini kullandı. Silahların susmasının bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu vurguladı.
Barış Yasası kavramı, sadece silahların sessiz kalması anlamına gelmiyor; aynı zamanda eşitlik, adalet ve toplumsal rızaya dayalı pozitif bir barış inşa etmeyi hedefliyor. Koçyiğit, 100 yıllık güvenlikçi politikaların sona erdiğini, terör söyleminin artık bir asayiş sorunu değil, demokrasi sorunu olduğunu belirtti.
Koçyiğit, “Kürt sorunu özünde eşit yurttaşlık, anadil ve kültür hakkı meselesidir” diyerek, anadilde eğitim, kültürel devamlılık ve hukuki güvence taleplerinin anayasal zeminde tanınması gerektiğini savundu. Öcalan’ın önerilerine de rapor çerçevesinde değinilmesinin, çözüm mimarisinin bir parçası olduğunu vurguladı.
Raporun üçüncü bölümünde, “demokratik cumhuriyet, demokratik ulus ve ortak vatan” kavramları üzerinde somut formüller geliştirilmesi gerektiği, bu kavramların Cumhuriyet’in ikinci yüzyılı için kritik öneme sahip olduğu belirtildi. “Umut İlkesi”nin de sürecin itici gücü olacağına işaret edildi.
Koçyiğit, Barış Yasası, Demokratik Entegrasyon Yasası ve Demokratik Siyaset Hakkı gibi kanunların kaçınılmaz olduğunu, bu yasaların toplumsal barışın temel taşı olacağını ifade etti. Ayrıca, tüm siyasi parti gruplarının raporu hızlı bir şekilde TBMM Başkanlığı’na sunması gerektiğini vurguladı.
Koçyiğit, “Bu rapor, toplumumuzun, halklarımızın beklentilerini yansıtan bir metindir” diyerek, yeni Türkiye’nin inşasında vatandaşların sesinin daha fazla duyulması gerektiğini belirtti. Barışın sadece çatışmasızlık hali değil, aynı zamanda demokrasinin inşası olduğu mesajını bir kez daha tekrarladı.
DEM Parti’nin bu girişimi, Türkiye’nin uzun vadeli barış ve toplumsal bütünleşme hedeflerine yönelik önemli bir adım olarak görülüyor. Koçyiğit’in çağrısı, hem yerel hem de uluslararası arenada dikkat çekecek nitelikte ve gelecekteki yasama süreçlerine ışık tutabilir.