
ABD merkezli teknoloji firması Astronomer’ın eski İnsan Kaynakları Direktörü Kristin Cabot, Temmuz 2024’te New York’taki bir Coldplay konserinde şirketin o dönem CEO’su Andy Byron ile sahneye çıkan kalabalık anı sırasında sarıldığını ve bu anın dev ekranda yayınlandığını açıkladı. Ekranda yansıyan görüntü, sosyal medyada dakikalar içinde milyonlarca kez paylaşıldı ve “patronla sarılan çalışan” başlığı altında büyük bir tartışma başlattı.

Cabot, görüntünün yayıldıktan “görünmez bir çöküş” yaşadığını ve bir anda “kamuoyunun gözleri üzerimde” olduğunu belirtti. Olayın hemen ardından Andy Byron’un istifa ettiği, Cabot’un ise görevinden ayrıldığı bildirildi.
Görüntünün yayılmasıyla birlikte Cabot, İngiliz Times ve New York Times gibi uluslararası basın organlarına yaptığı açıklamalarda, “bana ‘para avcısı’, ‘yatağından geçerek yükseldi’ gibi hakaretler yağdı” ve “yüzlerce ölüm tehdidi içeren mesaj aldım” dedi. Cabot, “evimin önünde paparazziler, telefon hatlarımda sürekli 100’ün üzerinde arama, çocuklarımın korku içinde kalması” gibi detayları da paylaştı.
Bu tehditler arasında “seni öldürmek istiyorum” şeklindeki doğrudan ifadeler de bulunuyordu. Cabot, bu mesajların psikolojik şiddet oluşturduğunu ve “tacizin sonu hiç gelmedi” sözleriyle sürecin hâlâ devam ettiğini vurguladı.
Cabot, olay sonrası “işe alınamaz” dedikleri bir dizi iş başvurusunun reddedildiğini ve “meslek hayatımın yarısına yakını” kadar bir sürenin “tamamen mahvolduğunu” belirtti. Astronomer yönetimi, Byron hakkında “bağımsız bir inceleme” başlatacağını açıklamıştı; ancak şirket bu sürecin ardından “sahte bir açıklama” yayımlanmasıyla da eleştiri yağmuruna tutuştu.
Cabot, “Benimle aynı pozisyonda çalışan diğer kadınların da benzer deneyimler yaşadığını biliyorum; bu durum şirket kültürünün bir yansıması” diyerek, yalnızca kendi kişisel sorununu değil, sektörel bir sorunu da gündeme getirdi.
Konser esnasında Chris Martin’in “Ya yasak ilişkileri var ya da çok utangaçlar” şeklindeki esprisi, görüntüyü viral hale getirirken aynı zamanda “cinsel taciz ve güç dengesizliği” konularını da gündeme taşıdı. Sosyal medya kullanıcıları, Cabot’u “İnsan kaynakları tarihinin en çok kötülenen yöneticisi” olarak etiketleseler de, birçok feminist aktivist ve hukuk uzmanı Cabot’un “sesini duyurması” ve “kurumsal tacizle mücadele” konusunda bir kilometre taşı olduğuna dikkat çekti.
Uzmanlar, bu tür olayların “çalışanların güvenli bir ortamda çalışmasını sağlamak için şirket politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini” ve “yasal çerçevelerin daha etkili bir şekilde uygulanmasını” önerdi.
Cabot, şu an “kendi iyileşme sürecine odaklanıyorum” dedi ve “çocuklarımın güvenliği her şeyin önünde” diyerek, aile yaşamının da bu travmadan nasibini aldığını belirtti. “Benim hikayemi duyan başka kadınlar varsa, yalnız olmadığını bilsinler” şeklinde bir mesajla kapanış yaptı.