
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Ağır sanayi hamlemizi 1977’de Konya’dan başlattıysak, şimdi de genetik araştırma ve geliştirme merkezi kurarak ülkemizi ithalatçı değil, geliştiren bir konuma taşıyacağız” diyerek Konya’nın yeni bir bilim ve teknoloji kalesi olacağını vurguladı.
Merkez, sağlık, tarım ve biyoteknoloji alanlarında stratejik katkılar sağlayacak, yerli protokoller ve genetik veri tabanları oluşturacak. Bu sayede hem medikal cihaz hem de tarım tohumları konusunda dışa bağımlılık önemli ölçüde azaltılacak.

Arıkan, “MR, tomografi, ultrason ve kan tahlil cihazları gibi yüksek teknoloji medikal ekipmanları Konya’da üretmek için kapsamlı bir fabrika kuracağız” dedi. Bu fabrika, yerli tasarım, üretim ve bakım hizmetleri sunacak, hastanelerin ithal cihazlara olan bağımlılığını ortadan kaldıracak. Ayrıca yeni istihdam fırsatları yaratılarak 221.400 kişilik bir iş gücü sağlanması hedefleniyor.
Konya’nın tarımsal potansiyeli, genetik araştırma merkezinin sağladığı veri ve teknolojiyle entegre edilerek tarımsal KİT’ler, gübre ve yem bileşikleri üretim tesislerine dönüşecek. Arıkan, “Üreticiden doğrudan alım, işleme ve dağıtım süreçlerini kamu eliyle yöneterek aracı zincirlerini ortadan kaldıracağız” diyerek çiftçilere düşük maliyetli ve sürdürülebilir çözümler sunacaklarını belirtti.
Bu çerçevede pestisit, herbisit ve fungisit üretimi yerli imkanlarla gerçekleştirilecek, GDO ve hibrit tohumlara bağımlılık azaltılacak. Ata tohumu üretim ve dağıtım merkezinin kurulması, Anadolu’ya özgü dayanıklı tohumların bilimsel yöntemlerle geliştirilmesini sağlayacak.
Projelerin toplam yatırım maliyeti milyarlarca lira seviyesinde tahmin edilirken, uzun vadede dışa bağımlılığı %40’a kadar azaltması bekleniyor. Ayrıca, yeni fabrikalar, Ar-Ge merkezleri ve üretim birimleri sayesinde yeni istihdam alanları oluşturulacak ve genç mühendis‑teknologların istihdamı sağlanacak.
Yerel yönetimlerin ve üniversitelerin de sürece dahil edilmesi planlanıyor. Konya Üniversitesiyle ortak araştırma projeleri, staj programları ve teknoloji transfer ofisleri kurulacak. Bu sayede akademi‑sanayi iş birliği güçlenecek, yenilikçi ürünlerin pazara hızlı girişini destekleyecek.
Arıkan, “Bu projeler sadece Konya’yı değil, tüm Türkiye’yi geleceğin rekabetçi ekonomisine taşıyacak” diyerek vizyonunu özetledi. Genetik araştırma merkezi, uluslararası iş birliği ve ortaklıklar sayesinde AB ve NATO standartlarına uygun laboratuvar altyapısı kurmayı hedefliyor. Böylece, Türkiye’nin biyoteknoloji ihracat potansiyeli de büyük ölçüde artacak.
Sonuç olarak, Saadet Partisi’nin Konya’da hayata geçirmeyi planladığı genetik araştırma ve geliştirme merkezi, medikal cihaz, tarım ve gübre‑yem sanayileriyle birlikte ülkenin teknoloji bağımsızlığı ve istihdam kapasitesini yükseltecek kapsamlı bir kalkınma hamlesi olarak öne çıkıyor.