
Dmitriy Peskov, Moskova’da gazetecilere düzenlediği basın toplantısında, Ukrayna krizine ilişkin ABD’nin sunduğu barış planının şu anda detaylı bir inceleme aşamasında olduğunu belirtti. Peskov, “Planı tüm yönleriyle değerlendirmek, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kararını beklemek ve ardından ABD ile iletişimi sürdürmek” gerektiğini vurguladı.

Kremlin’in uluslararası ekonomik iş birliğinden sorumlu Kirill Dmitriyev‘in, ABD yetkilileriyle bir dizi gizli görüşme gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Peskov, “Dmitriyev, Putin’e sunduğu planı bizimle paylaştı; şu an bu belgenin tüm maddelerini titizlikle inceliyoruz” dedi. Planın, Donetsk ve Luhansk bölgelerindeki statü, Ukrayna toprak bütünlüğü ve güvenlik garantileri gibi kritik başlıkları içerdiği iddia edildi, ancak detaylar henüz açıklanmadı.
Toplantı sırasında, Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin‘in, ABD Başkanı Donald Trump‘a gönderdiği Noel telgrafını da gündeme taşıdı. “Putin, Amerika ile barışçıl bir diyaloğu desteklemek amacıyla Noel’i kutlayan bir mesaj gönderdi” şeklinde ifade edildi ve bu mesajın iki ülke arasındaki diplomatik atmosferi yumuşatmayı amaçladığı öne sürüldü.
Kremlin sözcüsü, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy‘nin Noel konuşmasına da değinerek, “Zelenskiy’in açıklamaları gerçeklikten uzak, çözüm odaklı değil” şeklinde eleştirilerde bulundu. Peskov, “Zelenskiy’in politikaları, siyasi ve diplomatik bir çözüm üretme yeteneğini sorgulatıyor” diyerek Rusya’nın yaklaşımını destekledi.
Toplantının sonunda Peskov, Rusya’da ordu hakkında bilgi topladığı gerekçesiyle hapse mahkum edilen Fransız vatandaşı Laurent Vinatier ile ilgili olarak Fransa makamlarıyla temas halinde olduklarını ve konunun diplomatik kanallar aracılığıyla çözümlenmeye çalışıldığını belirtti.
Uzmanlar, Kremlin’in ABD’nin barış teklifini inceleme sürecini, Rusya’nın uluslararası arenada yeniden konumlandırma çabalarının bir parçası olarak yorumluyor. Planın kabul edilmesi ya da reddedilmesi, Ukrayna’nın geleceği, bölgesel güvenlik dengeleri ve ABD‑Rusya ilişkileri üzerinde belirleyici bir etki yaratabilir. Bu bağlamda, önümüzdeki günlerde hem Moskova hem de Washington’dan gelecek resmi açıklamaların yakından takip edilmesi kritik öneme sahip.