
Türkiye‑ABD hattında özellikle savunma sanayi, biyoteknoloji ve ileri teknoloji gibi stratejik sektörlerde yürütülen yatırım ve ticaret süreçleri, son dönemde hem ulusal hem de uluslararası mevzuat ve güvenlik başlıkları etrafında yeniden şekilleniyor. Kalkan, bu alanda danışmanlık yapan bir uzman olarak, yatırım kararlarının artık sadece finansal göstergelerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda regülasyon uyumu, veri güvenliği ve kamu‑özel sektör iletişimi gibi faktörlerin de kritik bir rol oynadığını belirtti.

ABD’de doğup büyüyen ve Türk kökenli bir aileden gelen Kalkan, lisans eğitimini Washington DC’deki American University’de Uluslararası İşletme ve Ekonomi alanlarında tamamladı. Finans alanındaki yüksek lisansını ise Georgetown University’de yaparak, akademik birikimini 2013 yılından bu yana Türkiye‑ABD hattında yürüttüğü yatırım ve iş geliştirme çalışmalarına taşıdı. Bu akademik temel, ona küresel regülasyon çerçevelerini anlama ve uygulama yetkinliği kazandırdı.
Maryland Department of Commerce’in Türkiye temsilciliğini yürüten Kalkan, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin derinleştirilmesi için kritik bir köprü görevi üstlendi. Bu kapsamda, Maryland eyaleti ile Türkiye arasındaki ticari temasların artırılması, ABD’li şirketlerin Türkiye pazarına giriş süreçlerinin kolaylaştırılması ve Türk şirketlerinin ABD’de yatırım yaparken karşılaştığı düzenleyici engellerin aşılmasına yönelik projeler geliştirdi. Kalkan, “İki taraflı iş birliği, sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik güvenlik ve sağlık alanlarında da ortak standartların oluşturulmasını gerektiriyor.” dedi.
Savunma ve biyoteknoloji gibi yüksek regülasyon hassasiyeti taşıyan sektörlerde yatırımcıların daha temkinli hareket ettiğini vurgulayan Kalkan, “Önümüzdeki dönemde şeffaflık, mevzuat uyumu ve güven unsuru çok daha belirleyici olacak.” şeklinde bir değerlendirme yaptı. Özellikle ABD’nin Export Control Reform Act ve Türkiye’nin yeni Yatırım Teşvik Yasası gibi düzenlemeleri, şirketlerin stratejik kararlarını doğrudan etkiliyor. Kalkan, bu değişikliklerin şirketleri “önceden planlama, risk analizi ve çok seviyeli onay süreçlerine” yönlendirdiğini ekledi.
Kalkan, uluslararası yatırım ve strateji danışmanlığı faaliyetlerini kurucusu olduğu Rane Global Advisory çatısı altında sürdürüyor. Şirketin merkezi Dubai’de bulunuyor ve Türkiye, ABD ve Orta Doğu arasında sınır ötesi yatırım, teknoloji transferi ve ortak girişimlerin kurulmasına odaklanıyor. Kalkan, “Gelecek yıllarda bölgesel entegrasyon, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir teknoloji projeleri, yatırım akışının temel dinamiği olacak.” diyerek vizyonunu ortaya koydu.
Kalkan’ın önerileri arasında; (1) tüm paydaşlar için ortak bir veri paylaşım platformu oluşturulması, (2) düzenleyici risklerin erken tespiti için yapay zeka destekli izleme sistemleri geliştirilmesi, (3) kamu‑özel sektör arasındaki iletişimin resmi bir çerçeveye oturtulması ve (4) yatırımcıların regülasyon eğitim programlarına katılımının zorunlu kılınması yer alıyor. Bu adımların, iki ülke arasındaki stratejik iş birliklerinin sürdürülebilirliğini artıracağına inanıyor.