Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Abdullah Erdem Cantimur, 2025 itibarıyla sanayi ve üretici firma sayısının 36 bin 300 olduğunu belirterek, “2024’te 13 milyar dolar ihracat rakamına ulaşan kuyumculuk sektörü, bu yılın ocak‑kasım döneminde 12,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir.” şeklinde konuştu.
Çalıştay, Ticaret Bakanlığı, Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası ve Ankara Ticaret Odası (ATO) işbirliğiyle ATO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Açılış konuşmasında Cantimur, sektörün hem üretim hem de istihdam açısından kritik bir konuma geldiğini vurguladı.
Sanayi ve üretici statüsündeki kuyumculuk mücevherat faal firma sayısının 36 bin 300’e ulaşması, sektördeki örgütlenmenin ve kapasitenin güçlendiğinin açık bir göstergesi. Bu firmalar, yılda ortalama 700‑800 kişi istihdam ederek, istihdam piyasasına ciddi bir katkı sağlıyor.
12,1 milyar dolarlık ihracat, Türkiye’nin dış ticaret açığını dengelemeye yardımcı olurken, altın ve mücevheratın yüksek katma değeri, döviz kazancını artırıyor. Cantimur, “Sektörümüz, sadece bir pazar değil, aynı zamanda bir üretim üssü olma yolunda ilerliyor.” diyerek, sektöre olan devlet desteğini yeniden vurguladı.
Cantimur, Türkiye’nin yastık altı altın tasarrufunda Hindistan’dan sonra dünyada ikinci sırada olduğunu belirtti. Bu büyük bir birikim, potansiyel bir finansal kaynak olarak değerlendirilmekte; ancak aynı zamanda ithalat kotası ve cari açık konularında politika yapıcıların dikkatini çekmektedir.
Altın ithalatında cari açığı kontrol altına almak amacıyla uygulanan kota, ekonomik göstergeler iyileştikçe serbest bırakılacak. Cantimur, “Üretimi, istihdamı ve ihracatı desteklemeye devam edeceğiz.” diyerek, sektöre yönelik uzun vadeli stratejiyi özetledi.

Bu yıl yaklaşık 700 kilogram kaçak altın ele geçirilirken, geçen yıl 1.300 kilogram kaçak altın tespit edilmişti. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, kaçak altının fiyat farklılıklarına yol açtığını ve ekonomiye zarar verdiğini hatırlattı.
Gürcan, 14 Nisan 2021 tarihinde yayınlanan “Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik” sayesinde sektörün sağlıklı büyüme ortamına kavuştuğunu belirtti. Bugüne kadar 44 milyon lira üzerinden idari para cezası uygulanmış ve denetimler sıklaştırılmıştır.
ATO Başkanı Gürsel Baran, kuyumcuların her zaman yanlarında olduklarını ve sektörün istihdamda önemli bir alan olduğunu vurguladı. Baran, sektördeki ihracatın 7,5 milyar dolar civarında olduğunu ve haksız rekabet, sahte ürünler, e‑ticaret sorunları gibi konulara yönelik çözüm arayışlarının çalıştayda ele alındığını ifade etti.
Türkiye Kuyumculuk Sektörü Güven Endeksi çalışmaları, üç aylık periyotlarla yayımlanacak ve sektörel şeffaflığı artırmayı hedefleyecek. Timuçin Sönmez, altın ve mücevheratın “ticaret, üretim, tasarruf, kültür ve güvenin aynı potada eridiği ender alan” olduğunu dile getirdi.
Sönmez, Türkiye’de yastık altında 3 bin‑5 bin ton arasında altın bulunduğunu ve bunun trilyonlarca liralık bir ekonomik kaynağa işaret ettiğini söyledi. Bu birikimin bankacılık sistemine entegre edilmesi, altın bazlı finansman enstrümanlarıyla cari açığı hafifletebilir ve finansal sistemin derinliğini artırabilir.
Kuyumculuk sektörü, 2024 hedefiyle birlikte hem dış ticaret hem de iç istihdam açısından kritik bir konuma yükseliyor. Devlet destekli regülasyon, denetim ve sektör temsilcilerinin aktif katılımı, sektörün sürdürülebilir büyümesini güvence altına alıyor. Kaçak altınla mücadele ve haksız rekabetin önlenmesi, gelecekteki ihracat artışının önündeki engelleri azaltacak. Ekonomik göstergeler iyileştikçe, altın ithalat kotasının serbest bırakılması ve kuyumculukta üretim‑ihracat odaklı bir vizyon Türkiye’nin altın sektörünü küresel ölçekte daha da güçlendirecek.