Türkiye’nin kuyumculuk ve mücevherat ihracatı, 2024 yılının ocak‑kasım döneminde 12,1 milyar dolar seviyesine ulaşarak, hedeflenen 13 milyar doların hemen altında bir performans sergiledi. Bu rakam, sektördeki üretim kapasitesinin, istihdamın ve katma değerin artarak devam ettiğinin güçlü bir göstergesi olarak ekonomik analizlerde öne çıkıyor.

Çalıştay, Türkiye Yüzyılı 1. Kuyumculuk Çalıştayı kapsamında Ticaret Bakanlığı, Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası ve Ankara Ticaret Odası (ATO) iş birliğiyle Ankara’da gerçekleşti. Katılımcılar arasında sektör temsilcileri, bakanlık yetkilileri ve akademisyenler bulunarak, geleceğe dönük stratejiler ve düzenleyici çerçeveler tartışıldı.
Cantimur, “2024’te 13 milyar dolar ihracat rakamına ulaşan sektör, bu yılın ocak‑kasım döneminde 12,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir” diyerek, Türkiye’nin altın işleme kapasitesinin sadece iç talebi karşılamakla kalmayıp, dünya pazarında da rekabetçi bir konuma yükseldiğini vurguladı.
Geçtiğimiz yıllara bakıldığında, 2022‑2023 döneminde sektöre özgü ihracat 10 milyar dolar seviyelerinin üzerindeydi; 2024’te ise %30’a yakın bir artış kaydedildi. Bu büyüme, küresel altın fiyatlarındaki yükseliş ve Türkiye’nin yastık altı altın tasarrufunun (Hindistan’dan sonra dünyada ikinci sırada) ihracat potansiyelini artırmasıyla da ilişkilendirildi.
Altın ithalatına yönelik kota uygulamaları da sektörde dengeleyici bir rol oynuyor. Cantimur, “Ekonomik göstergeler iyileştikçe kota uygulaması serbest bırakılacak” ifadesiyle, gelecekte daha esnek bir ticaret ortamının hedeflendiğini belirtti.
“Türkiye, kuyumculukta sadece bir pazar değil, bir üretim üssü olma yolunda” diyen Cantimur, sektöre yönelik desteklerin sürdürüleceğini, “sizler altını katma değere dönüştürün, biz de sizin arkanızda olalım” mesajını verdi.
Kaçak altın sorunu da gündemdeydi. Cantimur, “Bu yıl yaklaşık 700 kilogram kaçak altın ele geçirildi” derken, bir önceki yıla göre %46’lık bir azalma olduğunu, ancak hâlâ kaçakçılığın sektöre zarar verdiğini vurguladı.
Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, kuyumculuğun Türkiye ekonomisi için stratejik öneme sahip olduğunu, binlerce kişiye istihdam sağladığını ve dövize alternatif yatırım fırsatı sunduğunu belirtti. Gürcan, “Sektörün sağlıklı bir işleyişi ancak düzenleyici ve denetlenebilir bir sistemle mümkün” diyerek, 14 Nisan 2021 tarihli “Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik” ile alınan önlemlerin sektördeki büyümeyi desteklediğini hatırlattı.
Denetimler kapsamında 44 milyon lira üzerinde idari para cezası uygulanmış, kaçak altın girişlerinin ise 2023’te 1 300 kilogram olduğu, bu sayının 2024’te yarı yarıya düşürülerek 700 kilogram seviyesine indirildiği kaydedildi. Gürcan, “Kaçak altın üzerinden ticaret yapmak Türkiye ekonomisine zarar veriyor” diyerek, bu alandaki mücadeleye devam edileceğini vurguladı.
ATO Başkanı Gürsel Baran, sektördeki ihracatın 7,5 milyar dolar civarında olduğunu ve “sektör istihdamda Türkiye’nin önemli alanlarından biri” olduğunu ifade etti. Baran, kayıt dışılık ve haksız rekabetle mücadele için bakanlıkların destek vereceğine inandığını, e‑ticarette dair sahte ürün ve satış sorunlarının da çalıştayda ele alınacağını belirtti.
Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez, kuyumculuk sektörünün “ticaret, üretim, tasarruf, kültür ve güvenin aynı potada eridiği ender alan” olduğuna dikkat çekti. Sönmez, “Altın ve mücevherat sektörü, Türkiye’nin ihracat kalemleri arasında her yıl ilk 10 içinde yer alıyor” diyerek, yıllık ihracat gelirinin 5‑10 milyar dolar arasında değiştiğini hatırlattı.
Sönmez ayrıca, Türkiye’de yastık altında 3 bin‑5 bin ton arasında altın bulunduğunu ve bu rezervin “trilyonlarca liralık bir ekonomik kaynağa işaret ettiğini” belirtti. Bu altının banka sistemine entegre edilmesi, finansal derinliğin artması ve cari açığın hafiflemesi açısından büyük bir fırsat sunduğunu vurguladı.
Türkiye Kuyumculuk Sektörü Güven Endeksi çalışmalarının da devam ettiği bildirildi. Endeks, üç aylık periyotlarla yayımlanarak sektörel şeffaflığı ve güveni artırmayı hedefliyor.
Çalıştay, sektörün mevcut durumu, ihracat potansiyeli, kaçakçılık ve rekabet sorunları üzerine kapsamlı bir yol haritası çizerek, kuyumculuk sektörünün Türkiye ekonomisindeki kritik rolünü pekiştirmeyi amaçlıyor.